Avrupa hisse senedi piyasaları, tırmanan enflasyon kaygıları ve yükselen tahvil getirilerinin baskısıyla son iki ayın en sert haftalık düşüşünü kaydetti. Cuma günkü kısmi toparlanmaya rağmen gösterge endeks Stoxx 600, haftayı yüzde 1,66 kayıpla 639,1 puandan tamamlayarak temmuz ayı başından bu yana en zayıf haftalık performansını sergiledi.
Kayıplarda, petrol fiyatlarının yeniden 100 dolar seviyesinin üzerine tırmanması ile Avrupa ve ABD merkez bankalarının para politikasında sıkılaşmaya devam edeceği beklentisi belirleyici oldu. ABD ile İran arasındaki askeri gerilimin enerji koridorlarını tehdit etmesi, piyasalardaki satış dalgasını hızlandırdı.
Enerji krizi enflasyonu yeniden tırmandırdı
Eurostat verilerine göre, Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon temmuz ayındaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustosta yüzde 3,3’e yükselerek Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yüzde 2’lik resmi hedefinin oldukça üzerine çıktı. Fiyat artışlarındaki en kritik etken, yıllık bazda yüzde 14,3 yükselen enerji maliyetleri oldu.
Enflasyondaki yukarı yönlü baskıya karşı ECB, politika faizlerinde 25 baz puanlık artırıma gitti:
- Mevduat faizi: Yüzde 2,50 seviyesine yükseltildi.
- Yeniden finansman faizi: Yüzde 2,65 olarak belirlendi.
- Marjinal borç verme faizi: Yüzde 2,90 seviyesine çekildi.
Açıklanan yeni oranların 16 Eylül itibarıyla yürürlüğe gireceği duyuruldu. ECB, 2026 yılı genelinde ortalama enflasyonun yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesini, ardından kademeli olarak gerilemesini beklese de enerji şoklarının süresine ilişkin belirsizliklerin büyümeyi tehdit ettiği uyarısında bulundu.
Haftanın son gününde sınırlı toparlanma
Petrol fiyatlarının haftanın son işlem gününde yüzde 3’ün üzerinde geri çekilmesi, borsalarda kısa vadeli bir rahatlama sağladı. Cuma günü Stoxx 600 yüzde 0,5 değer kazanırken, Fransa’nın CAC 40 endeksi kamu maliyesine ilişkin endişelere rağmen yüzde 0,8 yükseldi. Sektörel bazda bankacılık ve telekomünikasyon hisseleri yüzde 1,5’lik artışlarla öne çıktı.
UBS Global Wealth Management Yatırım Direktörü Mark Haefele, artan faiz oranlarının şirket değerlemeleri üzerinde baskı oluşturabileceğini, ancak beklenen parasal sıkılaşmanın Avrupa şirketlerinin kâr toparlanmasını raydan çıkarmaya yetmeyeceğini belirtti. Haefele; teknoloji, sanayi ve bankacılık gibi döngüsel hisselerin yanı sıra büyük ölçekli Euro Bölgesi şirketlerini tercih etmeyi sürdürdüklerini kaydetti.
ABD verileri küresel baskıyı artırıyor
Avrupa piyasalarındaki toparlanma çabası, ABD’den gelen sıcak enflasyon verileriyle sınırlandı. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, tüketici fiyatlarının ağustosta yüzde 0,4 arttığını ve yıllık enflasyonun yüzde 3,4’te sabit kaldığını bildirdi. Enerji fiyatlarındaki yüzde 2,1’lik aylık sıçrama, benzin fiyatlarındaki artıştan kaynaklandı.
Açıklanan verilerin ardından CME FedWatch verilerine göre, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bir sonraki toplantıda 25 baz puanlık faiz artırımına gitme ihtimali yüzde 87’ye yükseldi. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 5 seviyesine yaklaşması, yatırımcıların yüksek faiz ortamının daha uzun süre korunacağı beklentisini kuvvetlendirdi.

















