İspanya La Liga Başkanı Javier Tebas, 2030 Dünya Kupası finalinin Fas’ta oynanacağı yönündeki açıklamaların Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) tarafından yalanlanması üzerine FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya ve federasyon yönetimine sert sözlerle yüklendi. Tebas, FIFA’nın kamuoyuna yansıyan her kritik gelişmeyi otomatik olarak inkar etmeyi kurumsal bir alışkanlık haline getirdiğini savundu.
Kriz, aynı zamanda FIFA Konseyi Üyesi ve Fas Futbol Federasyonu Başkanı olan Fevzi Lekjaa’nın 2030 Dünya Kupası final karşılaşmasının Kazablanka’da yapılacağını duyurmasıyla patlak verdi. İspanyol Marca gazetesine konuşan bir FIFA sözcüsü, final maçının yerine dair henüz kesin bir karar alınmadığını belirterek Fas’ta oynanacağı iddialarını “asılsız ve yanıltıcı” olarak nitelendirdi.
“Bunu söyleyen sıradan biri değil, FIFA Konseyi üyesi”
FIFA’nın resmi yalanlamasına sosyal medya platformu X üzerinden tepki gösteren Tebas, olayın basit bir basın dedikodusu gibi geçiştirilemeyeceğine dikkat çekti:
- Kaynak güvenilirliği: “Küçük bir pürüz var: Bu açıklamayı yapan herhangi bir gazeteci ya da sosyal medya kullanıcısı değil. Açıklamayı yapan bizzat Fevzi Lekjaa; yani Fas Futbol Federasyonu Başkanı, FIFA Konseyi Üyesi ve Fas Hükümeti Bütçe Bakanı.”
- Güvenilirlik sorgusu: “Lekjaa finalin Kazablanka’da olacağını söylüyor, FIFA ise bunu reddediyor. Peki kim yalan söylüyor? Turnuvayı organize eden bir ülkenin federasyon başkanı ve FIFA yöneticisi mi, yoksa Infantino’nun resmi yalanlamaları mı?”
“Yalanlamalar için son kullanma tarihi konulsun”
Tebas eleştirilerini geçmiş örneklere de dayandırarak, Dünya Kupası sürecinde ABD Başkanı Donald Trump’ın Infantino’yu arayıp Balogun’un gördüğü kırmızı kart hakkında görüşmesini hatırlattı. FIFA’nın o dönemde bu telefon görüşmesinin hiçbir kararı etkilemediğini savunduğunu ancak ardından cezanın değiştirilerek oyuncunun sahaya çıktığını iddia etti.
Tebas, FIFA yönetimine yönelik iğneleyici ifadelerini şöyle sürdürdü:
“FIFA yakında internet sitesine ‘Güncel Yalanlamalar’ adında yeni bir bölüm eklemek zorunda kalacak; yayın tarihi ve en önemlisi son kullanma tarihiyle birlikte… Bir kurum yalanlamayı alışkanlık haline getirdiğinde, artık sorun neyi yalanladığı değil, ona kimin inanacağıdır.”

















