Amerika Birleşik Devletleri’nin ürün ticareti açığı, eylül ayında piyasa beklentilerini aşarak son bir buçuk yılın en yüksek seviyesine ulaştı. ABD Ticaret Bakanlığı Nüfus Sayım Bürosu tarafından yayımlanan öncü verilere göre dış ticaret açığı, aylık bazda yüzde 2,1 artışla 134,9 milyar dolara yükseldi. Reuters anketine katılan ekonomistlerin beklentisi açığın 130,2 milyar dolar seviyesinde kalması yönündeydi.
Ticaret açığındaki bu sürpriz genişlemenin arkasındaki temel itici güç, teknoloji şirketlerinin yapay zekâ altyapılarını genişletmek amacıyla yurt dışından gerçekleştirdiği rekor seviyedeki donanım ve teçhizat alımları oldu. Uzmanlar, artan ithalat faturasının üçüncü çeyrek gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesini aşağı çekebileceği uyarısında bulunuyor.
Teknoloji yatırımları ithalatı zirveye taşıdı
Eylül ayında ABD’nin mal ithalatı yüzde 2,4 artış göstererek 344,1 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. İthalattaki sıçramada özellikle sermaye malları kalemi belirleyici rol oynadı. Sermaye malları ithalatı aylık bazda yüzde 7,5 artarken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 77,2’lik tarihi bir sıçrama kaydetti.
Ekonomistler, teknoloji devlerinin veri merkezleri ve yapay zekâ işlemcileri için ihtiyaç duyduğu yüksek teknolojili teçhizatın önemli bir bölümünü dış pazarlardan tedarik ettiğini, bu durumun da ticaret dengesinde ciddi bir sapmaya yol açtığını belirtiyor. Tüketim malları ithalatı da hanehalkının güçlü harcama eğilimiyle yüzde 3,1 yükselirken; altın, petrol ve otomotiv gibi sanayi girdilerinin ithalatında gerileme kaydedildi.
Büyüme tahminleri üzerinde net ticaret baskısı
Aynı dönemde ABD’nin ihracatı da gıda ve tüketim malları öncülüğünde yüzde 2,6 artarak 209,2 milyar dolara çıksa da ithalattaki hızlı yükselişi dengelemeye yetmedi.
Ekonomi kurumları, dış ticaret dengesinin üçüncü çeyrek büyüme oranından 3 ila 4 puan arasında bir kesintiye yol açabileceğini hesaplıyor. Piyasalarda üçüncü çeyrek büyümesine dair beklentiler daha önce yüzde 3’ün üzerinde seyrederken, analistler net ticaretin yarattığı baskı nedeniyle nihai oranın yüzde 1 bandına kadar gerileyebileceğini değerlendiriyor.

















