İtalyan araştırmacılar tarafından hazırlanan ve Mısır’daki Büyük Gize Piramidi’nin altında devasa bir “gizli şehir” bulunduğunu öne süren bilimsel makale, uluslararası bilim dünyasından gelen sert tepkilerin ardından resmen geri çekildi. İsviçre merkezli hakemli bilim dergisi “Remote Sensing”, çalışmanın ciddi metodolojik ve istatistiki kusurlar barındırdığını teyit ederek makalenin yayından kaldırıldığını duyurdu.
Hakemli dergiden resmi geri çekme kararı
Yapay Açıklıklı Radar (SAR) verilerini kullanarak piramidin derinliklerinde keşfedilmemiş yapılar haritaladıklarını savunan araştırma ekibi, iddialarını uluslararası basında geniş çaplı bir tanıtım kampanyasıyla duyurmuştu. Ancak bir okuyucunun şüpheleri üzerine dergi editörler kurulu tarafından başlatılan inceleme, bulguların bilimsel güvenilirlikten yoksun olduğunu ortaya koydu. Dergi yönetiminin kararına yazarların itiraz ettiği, fakat geri çekme kararının başeditör onayıyla yürürlüğe girdiği açıklandı.
“Kireçtaşı kütleleri uydu radarıyla aşılamaz”
Kahire Üniversitesi Arkeoloji Fakültesi Mimari Restorasyon Bölüm Başkanı Dr. Seyyid Hamide, söz konusu çalışmanın en baştan kabul edilmesinin bir hata olduğunu belirterek kullanılan yöntemin fiziksel imkansızlığına dikkat çekti:
“SAR teknolojisi, uydudan gönderilen elektromanyetik dalgaların yansıması esasına dayanır ve yalnızca yüzeysel katmanlarda işe yarar. Bu sinyallerin piramitler bölgesindeki yüksek yoğunluklu kireçtaşı kütlelerini delip derinlere inmesi imkansızdır. Ortaya konan üç boyutlu modelleme ve istatistiki veriler maalesef gerçek bir gözleme dayanmıyor.”
Jeofizik uzmanı Dr. Karem Abdulmuhsin de uzay tabanlı yer gözlem teknolojilerinin en elverişli koşullarda bile en fazla 30 ila 40 metre derinliğe inebildiğini, Gize arazisinde ise bu mesafenin çok daha sınırlı kaldığını vurguladı. Abdulmuhsin, derin tabakaların incelenmesi için petrol şirketlerinin kullandığı gravite ve manyetik yöntemlerin gerektiğini, bunun da yalnızca Mısır makamlarıyla koordinasyon halinde sahada yapılabileceğini belirtti.
“Tarihsel kronolojiyi tahrif etme çabası”
Aix-Marseille Üniversitesi’nden arkeolog Dr. Cemal el-Uşeybi ise çalışmanın ardındaki niyetleri sorguladı. İtalyan ekibin resmi izin süreçlerini atlayarak uzaydan keşif iddiasına sığınmasının şüphe uyandırdığını kaydeden El-Uşeybi, ekip üyelerinin basın toplantılarında yapıların 38 bin yıl öncesine dayandığı yönündeki iddialarını eleştirdi.
El-Uşeybi, bu tarihlendirmenin Kuzey Afrika ve Antik Mısır kronolojisiyle tamamen çeliştiğini belirterek, bu tür spekülasyonların Mısır uygarlığını yerli mirasından koparıp gizemli veya dünya dışı kökenlere bağlama amacı taşıyan temelsiz anlatıların bir parçası olduğunu kaydetti. Bilim insanları, medyadaki dezenformasyonun önüne geçilmesi için geri çekme kararının da ilk iddialar kadar geniş yer bulması gerektiğini vurguluyor.
















