Altın fiyatları, ABD Merkez Bankası’nın (FED) para politikasında sıkılaşma adımlarını sürdüreceğine yönelik beklentiler, yükselen tahvil faizleri ve dolar endeksindeki güçlenme nedeniyle haftalık bazda yüzde 3’ü aşan kayba yöneldi. Spot piyasada ons altın 4.275 dolar seviyelerine tutunmaya çalışırken, vadeli işlemlerde hafif toparlanmayla 4.309 dolar seviyesinden işlem gördü. Gümüş yüzde 0,1 kayıpla 63,79 dolara, platin ise 1.754 dolara gerileyerek değerli metaller genelindeki satıcılı seyre eşlik etti.
FED’in üç yıl aradan sonra geçen hafta politika faizini yeniden artırması ve kalıcı enflasyon endişeleri, piyasalardaki sıkı para politikası fiyatlamalarını derinleştirdi. ABD 30 yıllık hazine tahvili getirisinin yüzde 5,5 sınırına yaklaşarak son yirmi yılın en yüksek düzeyini test etmesi, faiz getirisi sunmayan altın üzerinde doğrudan bir baskı oluşturdu. Doların küresel para birimleri karşısında değer kazanması ise yabancı yatırımcılar için altının maliyetini artırdı.
Dolar endeksi zirveyi tazeledi
Tahvil getirilerindeki yükselişten doğrudan destek alan ABD Doları, para piyasalarında son üç ayın ardından ilk kez art arda iki haftayı da kazançla kapatmaya hazırlanıyor. Dolar endeksi hafta genelinde yüzde 1’den fazla değer kazanarak son iki ayın zirvesine ulaştı.
Dolar karşısında gerileyen euro 1,1370 seviyesine inerek art arda üçüncü haftalık kaybına yönelirken, İngiliz sterlini 1,3220 seviyesine çekilerek son dört ayın en kötü haftalık performansını kaydetti. Döviz piyasalarındaki bu hareketlilik, küresel sermayenin yüksek faiz getirisi vadeden dolara yöneldiğini ortaya koyuyor.
Petrol fiyatları ve Hürmüz belirsizliği enflasyonu tetikliyor
Değerli metaller üzerindeki baskının bir diğer ayağını ise enerji piyasasındaki hareketlilik oluşturuyor. Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat riskleri ile Washington-Tahran hattında yürütülen diplomatik temasların belirsizliği, ham petrol fiyatlarını yukarıda tutuyor. Enerji maliyetlerindeki bu katılık, enflasyon beklentilerini yeniden tetikleyerek FED’in faiz artış sürecini uzatabileceği yönündeki tahminleri güçlendiriyor.
Yatırımcı talebi taban arayışında
Piyasalardaki sert satış dalgasına rağmen Avustralya ve Yeni Zelanda Bankası Grubu (ANZ) analistleri, kurumsal altın talebinde henüz kitlesel bir tasfiye yaşanmadığına dikkat çekiyor. Yaşanan gerilemenin panik kaynaklı bir piyasadan çıkış hareketine dönüşmediğini belirten uzmanlar; kısa vadeli fiyatlamaların enerji maliyetleri, tahvil faizleri ve ABD’nin enflasyon rotasına bağımlı kalmayı sürdüreceğini ifade ediyor.

















