Etiyopya ordu birlikleri ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasında ağır silahlar ve hava saldırılarıyla yeniden başlayan çatışmalar, Afrika Boynuzu’nda büyük bir güvenlik krizini tetikledi. Karşılıklı suçlamalarla tırmanan bu durum, Kasım 2022’de imzalanan ve 600 bine yakın insanın hayatını kaybettiği iki yıllık savaşı sona erdiren Pretoria Barış Anlaşması’nı çöküşün eşiğine getirdi.
Addis Ababa merkezli stratejistler, TPLF’yi barış anlaşmasını bir “soluklanma süresi” olarak kullanmak, silah bırakmayı ve güçlerini entegre etmeyi reddetmekle suçluyor. Buna karşılık uzmanlar; Eritre birliklerinin ve Amhara milislerinin bölgenin güneybatısından çekilmemesi, geçiş dönemi adaleti ve idari düzenlemelerdeki anlaşmazlıkların barış sürecini tıkadığını vurguluyor.
Bölgesel Yansımalar ve Sudan Bağlantısı
Tigray’da patlak veren gerilim sadece Etiyopya’nın iç meselesi olmakla kalmayıp, halihazırda iç savaşla mücadele eden komşu Sudan başta olmak üzere tüm bölgeyi tehdit ediyor:
-
Sınır Güvenliği ve İkmal Hatları: Tigray bölgesine komşu olan Sudan sınır hattının, Sudan’daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (RSF) silah ve savaşçı sevkiyatı için bir ikmal koridoruna dönüşmesinden endişe ediliyor.
-
Mülteci Dalgası: Hartum yönetimi, doğu sınırındaki istikrarsızlığın yeni bir sığınmacı dalgasına ve güvenlik tehditlerine yol açmasından çekiniyor.
-
Dış Müdahaleler ve İttifaklar: Etiyopya yönetimi, Eritre başta olmak üzere bazı bölgesel aktörlerin TPLF’yi “maşa” olarak kullanarak ülkeyi istikrarsızlaştırmaya çalıştığını savunurken; bölge uzmanları Afrika Boynuzu’ndaki güç rekabetinin yeni ittifakları beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor.
Diplomasi Trafiği ve Çözüm Arayışı
Tigray içinde de federal hükümet yanlıları ile barış anlaşmasına mesafeli duran gruplar arasında siyasi bölünmeler derinleşiyor. Afrika Birliği yüksek temsilcileri ve uluslararası arabulucular durumu kontrol altına almak adına bölgeye acil ziyaretler düzenlese de askeri tırmanışın önüne geçilmesi henüz sağlanabilmiş değil.
Uzmanlar, sınır anlaşmazlıkları ve silahsızlanma takvimi gibi köklü sorunlar çözülmediği takdirde, çatışmaların tüm Afrika Boynuzu’nu içine alacak geniş çaplı bir bölgesel savaşa dönüşebileceği konusunda uyarıyor.



