Reuters Enstitüsü, medya sektörünün yapay zekayla imtihanını ve küresel dönüşümünü gözler önüne seren kapsamlı bir rapor yayımladı. Enstitünün dijital araştırmacısı Gretel Kahn tarafından kaleme alınan rapor, Ukraynalı kıdemli gazeteci ve yapay zeka danışmanı Katya Gorchinskaya liderliğindeki küresel bir veri tabanı projesinin ilk somut bulgularını paylaşıyor.
Gorchinskaya tarafından geliştirilen “J-Index” adlı araştırma platformu, 142 ülkede faaliyet gösteren medya kuruluşlarının hayata geçirdiği 3 binden fazla yapay zeka kullanım modelini inceleyerek sektörün geleceğine ışık tutuyor.
Tek tip yayıncılık ve büyük platform bağımlılığı
Elde edilen veriler, farklı haber kuruluşlarının geliştirdiği yapay zeka tabanlı yazı işleri asistanlarının teknik açıdan birbirine şaşırtıcı biçimde benzediğini ortaya koyuyor. Çoğu sistem, kurumların kendi arşivleri ve yayın ilkeleri üzerinde çalışan dil modelleri ile doğrudan içerik yönetim sistemlerine (CMS) entegre ediliyor.
Gorchinskaya, medya kuruluşlarının büyüklükleri farklı olsa da benzer şablonları tercih ettiğine dikkat çekerek insan emeği açısından kritik bir uyarıda bulunuyor:
“Sosyal medya dalgasıyla birlikte kaynak geliştirme ve derinlikli bakış açısı arayışında yaşanan zayıflama, bugün yapay zeka nedeniyle çok daha sert bir biçimde tekrarlanıyor.”
Haber metinlerinin oluşturulması ve özetlenmesinde yapay zekaya aşırı bel bağlanması, temel gazetecilik reflekslerinin körelmesine ve küresel teknoloji tekellerine bağımlılığın tehlikeli boyutlara ulaşmasına zemin hazırlıyor.
Haber odalarında bütçe uçurumu ve cinsiyetçi kalıplar
Araştırma, sektör genelinde yapay zeka kullanım vakalarının yaklaşık yüzde 60’ının doğrudan haber merkezlerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Ancak finansal imkanlar açısından iki uçlu bir tablo öne çıkıyor:
- Kaynak eşitsizliği: Büyük sermayeli medya devleri özel ve kapalı sistemler geliştirirken, küçük ölçekli ve yerel haber merkezleri hibe desteklerine ve açık kaynaklı araçlara yönelmek zorunda kalıyor.
- Toplumsal cinsiyet önyargıları: Sanal spiker (avatar) kullanımında kadın figürler genellikle fiziksel çekicilik ve kesintisiz çalışma temposuyla öne çıkarılırken, tarihsel veya otorite figürlerinin erkek olarak kurgulanması toplumsal önyargıların dijital alanda yeniden üretildiğini gösteriyor.
Coğrafi tercihler: Batı sanal spikere temkinli
Küresel veriler, yapay zekaya yaklaşımda coğrafi ayrışmaları da netleştirdi. Çin’de merkezi ve yerli modellerle eğlence odaklı içerik üretimi ağırlık kazanırken; Latin Amerika ülkeleri küresel modellerin önyargılarını kırmak için kendi yerel modellerini eğitiyor.
Öte yandan, yapay zeka tarafından üretilen sanal spikerlerin özellikle Batı dışındaki ülkelerde daha yoğun benimsendiği, Batı medyasının ise avatar kullanımına şüpheyle yaklaşarak bunu oldukça sınırlı tuttuğu kaydediliyor. Raporda, sektörün sadece tekil haber üretmekten çıkıp otonom botlar ve yapay zeka ajanları tarafından tüketilen sürekli bir veri akışına adapte olmak zorunda olduğu vurgulanıyor.

















