Türkiye'nin ilk kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN için geri sayım
Teknoloji

Türkiye’nin ilk kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN için geri sayım

Savunma sanayiinde tarihi bir dönüm noktasına imza atan Türkiye, ilk kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN’ı SAHA EXPO 2026’da görücüye çıkardı. Millî Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE Merkezi tarafından geliştirilen ve stratejik caydırıcılık kapasitesiyle dikkat çeken füze, fuarın en çok konuşulan teknolojisi oldu. Bakan Yaşar Güler, Türkiye’nin teknoloji üssü haline geldiğini vurgulayarak, sistemin yakın zamanda yer ve saha testlerine tabi tutulacağını müjdeledi.

YILDIRIMHAN, teknik özellikleriyle küresel ölçekte bir mühendislik başarısını temsil ediyor. Sıvı nitrogen tetroksit yakıt kullanan ve dört adet güçlü roket motoruyla tahrik edilen sistem, Mach 9 ile Mach 25 arasında değişen hipersonik hızlara ulaşabiliyor. Bu hız ve manevra kabiliyeti, füzenin hava savunma sistemlerine karşı yüksek etkinlik göstermesini sağlıyor.

Milli turbofan motor GÜÇHAN da yolda

Bakan Güler, açıklamaları sırasında sadece füze sistemlerine değil, uçak motoru teknolojilerine de değindi. Tamamen yerli imkânlarla geliştirilen GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru’nun üretiminde önemli bir aşamaya gelindiğini belirten Güler, “Bugüne kadar 6 adet milli jet motoru ürettik. Bu motorların test ve kalibrasyon süreçlerini Kasım 2026 itibarıyla başlatmayı planlıyoruz” dedi.

Kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltmanın temel hedef olduğunu söyleyen Bakan Güler, bu projelerin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel gücünü zirveye taşıyacağını ifade etti. Sürdürülebilir bir milli altyapı oluşturarak savunma sanayi firmalarına öncülük ettiklerini belirten Güler, ürün çeşitliliğinin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini kaydetti.

Kıtalararası menzil ile tam bağımsızlık

YILDIRIMHAN’ın 6 bin kilometrelik menzili, Türkiye’nin savunma derinliğini kıtalararası seviyeye taşıyor. Hipersonik seyir kabiliyetine sahip olması ise Türkiye’yi bu alandaki kısıtlı sayıda ülke arasına yerleştiriyor. MSB bünyesinde iki yıl önce kurulan teknoloji üssünün bu başarıda kilit rol oynadığına dikkat çekilirken; yerli mühendislik kabiliyetlerinin sınır tanımadığı bir kez daha tescillenmiş oldu.

Sonuç olarak, YILDIRIMHAN ve GÜÇHAN projeleriyle Türkiye, savunma sanayiinde sadece bir üretici değil, aynı zamanda oyun kurucu bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Test süreçlerinin başarıyla tamamlanmasının ardından bu sistemlerin envantere girmesiyle birlikte tam bağımsızlık vizyonunda dev bir adım daha atılmış olacak.