Gökbilimciler, Büyük Patlama’dan (Big Bang) sadece 660 milyon yıl sonrasına tarihlenen ve bugüne kadar tespit edilen en uzak “karadelik yıldızını” keşfetti. James Webb Uzay Teleskobu’nun (JWST) verileriyle ortaya çıkarılan bu keşif, evrenin erken döneminde gözlemlenen ve astronomi dünyasında büyük tartışma yaratan “küçük kırmızı noktalar” gizemini aydınlatacak kritik bir kayıp halka olarak değerlendiriliyor.
Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre keşfedilen gök cismi, süper kütleli kara deliklerin evrenin başlangıcında nasıl bu kadar hızlı devasa boyutlara ulaştığı sorusuna ışık tutuyor.
Galaksisiz dev: “MoM-BH*-1”
JWST’nin “Mirage or Miracle” (Serap mı Mucize mi) gözlem programı kapsamında tespit edilen ve “MoM-BH-1”* adı verilen gök cismi, bilim insanlarının “çıplak karadelik yıldızı” olarak tanımladığı ilk net örnek olarak kayıtlara geçti.
Avusturya Bilim ve Teknoloji Enstitüsü’nden Jorryt Matthee ve Hawaii Üniversitesi’nden Rohan Naidu liderliğindeki ekip, bu nesnenin etrafında henüz olgunlaşmış bir galaksi bulunmadığını saptadı. Cismin yaydığı ışığın tamamı, merkezdeki kara deliğe çekilen ve yoğun yerçekimi enerjisiyle aşırı ısınıp parlayan devasa gaz bulutundan kaynaklanıyor. Bu durum, gök cisminin dışarıdan devasa ve parlak bir kırmızı yıldız gibi görünmesine yol açıyor.
Küçük kırmızı noktaların sırrı çözülüyor mu?
Yapılan tayf analizleri ve simülasyonlar, MoM-BH*-1’in yakınındaki genç bir galaksiyle yaklaşık 100 milyon yıl içinde birleşeceğini gösteriyor. Araştırmacılar, bu birleşme simüle edildiğinde ortaya çıkan ışık tayfının, erken evrendeki genç galaksilerin merkezinde yer alan gizemli “küçük kırmızı noktalar” ile birebir örtüştüğünü belirledi.
Keşfin evrenin kökenine dair sunduğu temel ipuçları ise şunlar:
-
Süper Kütleli Kara Deliklerin Doğuşu: Elde edilen bulgular, bazı dev kara deliklerin içine doğdukları galaksilerden bile önce oluştuklarını ve bağımsız gaz kozaları içinde hızla büyüdüklerini gösteriyor.
-
Kuasarlara Dönüşüm: Gaz bulutlarının zamanla dağılması ve kara deliğin merkezde açığa çıkmasıyla bu yapıların evrenin en parlak enerji kaynakları olan kuasarlara evrildiği teorisi güç kazandı.
-
Evrenin İlk Dönemine Doğrudan Bakış: Güneş’ten 100 bin kat veya daha büyük hacimlere ulaşabilen bu erken yapılar, ilk galaksilerin ve kozmik yapıların nasıl inşa edildiğine dair modelleri kökten değiştirebilir.


