Teknoloji devi Meta, yapay zeka destekli giyilebilir teknolojilerin erişilebilirlik alanındaki kullanımını genişleten büyük bir insani yardım projesini hayata geçirdi. Şirket, İrlanda merkezli Vision Ireland vakfı aracılığıyla ülkedeki görme engelli ve az gören tüm yetişkinlere ücretsiz dağıtılmak üzere 15 bin adet Ray-Ban Meta akıllı gözlük bağışladı.
Proje, görme engellilere doğrudan görme yetisi kazandırmaktan ziyade; üzerindeki kamera, hoparlör ve mikrofonlar sayesinde çevreyi analiz edip kullanıcıya sesli bir dijital asistan gibi aktarmayı hedefliyor.
Ekrandan bağımsız sesli ve görsel yardımcı
Kullanıcılar, “Meta AI” entegrasyonu sayesinde sokak tabelalarından resmi evraklara kadar pek çok metni okutabiliyor, önlerindeki nesneleri tanımlatabiliyor ve çevreleri hakkında anlık sesli bilgi alabiliyor.
Gözlüğün sunduğu temel avantajlar ve işlevler şunlardan oluşuyor:
-
Eller Serbest Kullanım: Beyaz baston veya rehber köpek kullanan bireyler, ellerini telefona ihtiyaç duymadan serbestçe kullanabiliyor.
-
Be My Eyes Entegrasyonu: Görme engelliler, gözlük kamerası üzerinden doğrudan gören gönüllülere bağlanarak canlı yardım alabiliyor.
-
Günlük İletişim Kolaylığı: Cihaz aynı zamanda telefon görüşmesi yapma, mesaj gönderme, müzik dinleme ve anlık yabancı dil çevirisi gibi standart akıllı özellikler sunuyor.
ABD’deki gazi projesinin ardından Avrupa açılımı
Meta, İrlanda hamlesinden önce benzer bir adımı ABD’de atmış ve ülkedeki görme engelli gazilere Ray-Ban Meta gözlüklerini ücretsiz sağlamıştı. İrlanda’daki program çerçevesinde cihazlar perakende mağazalardan satılmayacak; Vision Ireland tarafından ihtiyaç sahiplerine kademeli olarak ulaştırılarak birebir kullanım eğitimleri verilecek.
Mahremiyet endişeleri ve yasal denetimler
Giyilebilir yapay zekanın sağladığı bu önemli kolaylıklar, diğer yandan gizlilik ve kişisel verilerin korunması tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Almanya’da bir dijital haklar savunucusu grubun, gözlüklerin izinsiz ve gizli çekim imkânı sunduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunması üzerine Alman makamları ön inceleme başlattı.
Uzmanlar, İrlanda’daki uygulamanın başarısının yalnızca dağıtılan cihaz sayısıyla değil; görme engelli bireylerin bağımsızlığını artırırken çevredeki kişilerin mahremiyet haklarını ne ölçüde koruyabildiğiyle ölçüleceğini vurguluyor.


