Antarktika’nın en kurak ve soğuk bölgelerinden biri olan McMurdo Kuru Vadileri’nde yer alan Taylor Buzulu’ndan süzülen kızıl renkli sular, uzun yıllardır “Kan Şelaleleri” olarak biliniyor. Bilim insanları daha önce suyun içindeki yüksek demir oranının havayla temas ettiğinde paslanarak bu kırmızı renge büründüğünü tespit etmişti. Ancak Kaliforniya Üniversitesi Scripps Oşinografi Enstitüsü araştırmacılarının “Nature Geoscience” dergisinde yayımlanan yeni çalışması, buzun altında yatan yüz binlerce yıllık gizemi ilk kez biyolojik kanıtlarla aydınlattı.
Buzulların altında saklanan kadim deniz ekosistemi
Araştırmaya göre Taylor Buzulu’nun bulunduğu bölge, Dünya’nın daha sıcak olduğu jeolojik dönemlerde açık bir denizdi. Sıcaklıkların düşmesi ve buzulların ilerlemesiyle deniz geri çekildi; ancak geride kalan tuzlu su kütlesi devasa buz katmanlarının altına hapsolarak okyanustan tamamen izole olmuş bir yeraltı gölüne dönüştü.
Biyolojik DNA analizleri teoriyi doğruladı
Şimdiye kadar gölün kökenine dair teoriler yalnızca kimyasal ve jeolojik bulgulara dayanıyordu. Araştırmacılar, bölgeden toplanan 167 su, buz, tortu ve hava örneğini gelişmiş DNA analiz yöntemleriyle inceleyerek kesin kanıtlara ulaştı. Yapılan analizlerde, okyanus planktonlarının temelini oluşturan diatomlar, dinoflagellatlar ve siliyatlar gibi denizel mikroorganizmaların varlığı tespit edildi.
Kan Şelalesi’ndeki mikroorganizma topluluğunun yüzde 9,3’ünün çevre denizlerdeki türlerle doğrudan genetik eşleşme göstermesi, suyun rüzgarlarla taşınan partiküllerden değil, doğrudan kadim bir deniz tabanından geldiğini kanıtladı.
Eksi yedi derecede donmayan suyun sırrı
Suyun sıfırın altında 7 derece gibi dondurucu bir sıcaklıkta dahi sıvı kalabilmesinin ardındaki temel etken, aşırı yüksek tuz konsantrasyonu olarak açıklandı. Yüksek tuzluluk donma noktasını ciddi oranda düşürürken, tuzlu suyun buzullaşma süreci sırasında açığa çıkardığı gizli ısı da suyun buzulun derinliklerinden dışarıya doğru kesintisiz akmasını sağlıyor.



