Küba Ulusal Elektrik Şirketi (Union Electrica), pazartesi gecesi ülke genelinde ulusal elektrik şebekesinin tamamen çöktüğünü duyurdu. ABD’nin uyguladığı ağır petrol ablukası altında ezilen ülkede, başkent Havana dahil olmak üzere tüm kentler karanlığa gömüldü. Yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip adada hayat tamamen durma noktasına gelirken, bu gelişme Temmuz ayında yaşanan üç büyük kesintinin ardından yıl başından bu yana meydana gelen beşinci genel elektrik çöküşü olarak kayıtlara geçti.
Küba’nın en büyük enerji tedarikçisi konumundaki Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun 3 Ocak’ta ABD müdahalesiyle devrilmesinin ardından, Donald Trump yönetimi adaya yönelik sert bir petrol ablukası başlattı. ABD baskıları nedeniyle Meksika’dan yapılan yakıt sevkiyatlarının da durması, ülkedeki enerji krizini felaket boyutuna taşıdı. Havana’da kesintiler zaman zaman 30 saati aşarken, diğer eyaletlerde günlerce süren karanlık halk arasında büyük bir huzursuzluk yaratıyor.
Sovyet Dönemi Santraller ve Yakıt Yetersizliği
Küba halkı uzun yıllardır Sovyetler Birliği döneminden kalma eski ve bakımsız elektrik santrallerinin yarattığı arızalara alışkın olsa da, petrol ablukasıyla birlikte yedek jeneratörlerin dahi çalıştırılamaması sistemi tamamen kırılgan hale getirdi. İthal dizele bağımlı olan enerji altyapısı, yakıt yokluğu nedeniyle çökerken yetkililer arızalara müdahale etmekte yetersiz kalıyor.
Tarihi Kriz Karşısında Yapısal Adımlar
Küba yönetimi, son beş yılın en ağır ekonomik krizini hafifletmek ve elektrik krizini aşabilmek amacıyla sıkı devlet kontrolündeki enerji sektöründe radikal adımlar atmak zorunda kaldı. Havana yönetimi, yakıt sıkıntısı ve ABD yaptırımları karşısında yabancı destekli ilk petrol ithalat projesine onay verdi. Ayrıca yaklaşık 200 yerel şirkete toptan yakıt dağıtımında rol alma izni tanınarak piyasada esneklik sağlanması hedefleniyor. Ancak abluka kaldırılamadığı sürece bu adımların adadaki karanlığı çözmeye yetmeyeceği belirtiliyor.



