Kızıl Gezegen Mars, yüzeyindeki en büyük jeolojik gizemlerden birinin köklerini derinliklerinde saklıyor. Gezegenin kuzey yarımküresi alçak ve düz ovalardan oluşurken, güney yarımküresinin yüksek, engebeli ve kraterlerle dolu olması on yıllardır bilim dünyasının cevabını aradığı bir bilmeceydi. Saygın bilim dergisi Nature’da yayımlanan kapsamlı bir araştırma, bu yarımküre ayrımının yalnızca yüzey kabuğunda değil, gezegenin manto tabakasının derinliklerine kadar uzandığını kanıtladı.
Elde edilen veriler, güney dağlıklarının altındaki manto tabakasının kuzeye kıyasla 200 ila 400 santigrat derece daha sıcak olduğunu ortaya koydu. Uzmanlara göre milyarlarca yıldır varlığını koruyan bu devasa termal fark, güney mantosunun bazı bölümlerini daha zayıf ve kısmi erimeye yatkın hale getirmiş olabilir.
Sondaj yapılmadan yerin yüzlerce kilometre altı tarandı
Bilim insanları bu sonuca doğrudan Mars zeminini delerek değil; NASA’ya ait Mars Global Surveyor, Mars Odyssey ve Mars Reconnaissance Orbiter adlı üç uzay aracının yirmi yıllık yörünge takip verilerini analiz ederek ulaştı.
Araştırmada “gelgit tomografisi” (tidal tomography) adı verilen gelişmiş bir yöntem kullanıldı. Güneş’in uyguladığı kütleçekim kuvveti nedeniyle Mars’ın yerçekimi alanında oluşan periyodik mikro değişimleri izleyen araştırmacılar, gezegenin iç katmanlarının bu kuvvete verdiği tepkiyi ölçerek derinlerdeki maddelerin termal ve fiziksel özelliklerini haritalandırdı.
Gizemli sıcaklık farkının arkasında yatan nedenler
Gezegenin güneyindeki mantonun kuzeye göre neden yüzlerce derece daha sıcak kaldığına ilişkin kesin bir uzlaşı henüz bulunmasa da uzmanlar masadaki en güçlü üç senaryoyu şöyle sıralıyor:
- Eski çarpışma etkisi: Mars’ın erken oluşum evresinde güney yarımküreye çarpan dev bir gök cisminin manto yapısını kalıcı olarak değiştirmesi.
- Kabuk yalıtımı: Güneydeki kalın kabuğun iç kısımdaki ısıyı hapsederek uzaya kaçmasını milyonlarca yıldır engellemesi.
- Manto konveksiyonu: Gezegenin derinliklerinde sıcak materyallerin hareketini sağlayan kadim konveksiyon akımlarının halen devam etmesi.
Çalışma ekibinde yer alan araştırmacılar, bu termal dengesizliği anlamanın Mars’ın su geçmişini, eski nehir yatakları ile havzalarının nasıl şekillendiğini ve gezegenin manyetik alanını nasıl kaybettiğini aydınlatmak için kritik bir anahtar olduğunu belirtiyor. Geliştirilen yerçekimi haritalama tekniğinin, gelecekte Güneş Sistemi’ndeki diğer gök cisimlerinin iç yapısını keşfetmede de devrim yaratması bekleniyor.

















