ABD Merkez Bankası (Fed), piyasa beklentileri doğrultusunda politika faizini değiştirmeyerek yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit bıraktı. Karar metninde güçlü ekonomik aktiviteye ve inatçı enflasyon risklerine dikkat çeken banka, fiyat artışlarının hedeflenen seviyeye gerilememesi durumunda parasal sıkılaşmanın yeniden başlayabileceğine dair güçlü sinyaller verdi.
Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında karar, 2’ye karşı 10 üyenin oyuyla alındı. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook ve Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack karara şerh koyarak 25 baz puanlık faiz artışı yönünde oy kullandı. Bu ayrışma, merkez bankası yönetiminde sıkılaşma dozajına ilişkin görüş ayrılıklarının devam ettiğini gözler önüne serdi.
Ekonomik büyüme güçlü seyrini koruyor
Karar metninde enflasyonun “hâlâ yüksek” kaldığı vurgulanırken, ekonomik genişleme hızı önceki dönemlere kıyasla daha pozitif bir tonla “güçlü” olarak nitelendirildi. İstihdam artışının iş gücü piyasasındaki genişlemeyle uyumlu ilerlediği ve sermaye yatırımlarının sağlam duruşunu koruduğu belirtildi.
Piyasa analistleri, özellikle yapay zekâ odaklı dev teknoloji yatırımları ile güçlü seyreden tüketici harcamalarının ekonomik ivmeyi canlı tuttuğunu ifade ediyor. Ancak Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimlerin tetiklediği enerji maliyetleri ve brent petrolün varil fiyatının 114 dolar sınırına dayanması, enflasyonla mücadeleyi zorlaştıran temel unsurlar arasında yer alıyor.
Çekirdek enflasyon baskısı ve faiz beklentileri
Yıllık enflasyonun yüzde 2’lik resmi hedefin üzerinde kalarak yüzde 3 bandına demirlemesi, fiyat artışlarının ekonomi geneline yayılması endişesini artırıyor. Başta ticari ve sanayi faaliyetlerde kullanılan dizel yakıt olmak üzere artan girdi maliyetleri, fiyatlama davranışlarındaki bozulmayı derinleştiriyor.
Piyasalarda ağırlıklı görüş, mevcut ekonomik gücün Fed’e manevra alanı sağladığı ve aralık ayından itibaren yeni faiz artışlarının gündeme gelebileceği yönünde. Yaklaşan ABD Kongre ara seçimleri öncesinde yaşam maliyetleri en kritik gündem maddesi olmayı sürdürürken, merkez bankası enflasyonu dizginleme ile ekonomik büyümeyi koruma arasındaki hassas dengeyi gözetmeye devam ediyor.

















