Meme kanseri toplum genelinde çoğunlukla kadınlara özgü bir hastalık olarak bilinse de erkekleri de doğrudan tehdit edebiliyor. Toplam vakaların yüzde 1’inden daha azını oluşturan bu durum, erkeklerin erken dönem semptomları “bu hastalık bana uğramaz” yanılgısıyla görmezden gelmesi nedeniyle ileri evrelerde teşhis edilebiliyor.
Amerikan Kanser Derneği’nin 2026 yılı projeksiyonlarına göre, yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 2 bin 670 erkeğe yeni meme kanseri teşhisi konulması ve yaklaşık 530 kişinin bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirmesi bekleniyor. İstatistikler, bir erkeğin yaşamı boyunca bu hastalığa yakalanma riskinin 755’te bir olduğunu gösterirken, tanı konulan hastaların yaş ortalamasının 60 ila 70 aralığında yoğunlaştığı görülüyor.
Hastalık nadir görülmesine rağmen erken teşhis edildiğinde tedavi başarı oranı ciddi şekilde yükseliyor. Kanser hücreleri henüz meme dokusu dışına yayılmadan tespit edildiğinde, erkek hastaların 5 yıllık göreceli hayatta kalma oranı yüzde 97 seviyesine ulaşıyor.
Genetik yatkınlık ve hormonal dengesizlikler tetikliyor
Kahire Üniversitesi Kasr El-Ayni Tıp Fakültesi Kadın Görüntüleme Ünitesi Başkanı Prof. Dr. Necla Abdürrezzak, her 100 kadın hastaya karşılık yaklaşık 1 erkek hastanın bulunduğuna dikkat çekiyor. Abdürrezzak, özellikle BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonlarını taşıyan erkeklerde genetik yatkınlığın en belirleyici risk faktörlerinden biri olduğunu vurguluyor.
Vücuttaki hormonal dengesizliklerin meme dokusunda iyi huylu büyümelere (jinekomasti) yol açabileceğini hatırlatan uzmanlar; karaciğer sirozu, kalp, tansiyon, mide veya prostat ilaçlarının bu tabloyu tetikleyebileceğini belirtiyor. Jinekomasti doğrudan bir kanser türü olmasa da memede yeni beliren her türlü doku sertliği ve asimetrinin hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.
Erkeklerde meme kanserini işaret eden 5 kritik belirti
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), erkeklerin vücutlarındaki şu değişiklikleri fark ettiklerinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerektiğini bildiriyor:
- Meme dokusunda ele gelen, çoğu zaman ağrısız sert kitle veya şişlik
- Meme ucundan gelen akıntı (özellikle kanlı sıvılar)
- Meme ucunda içeri doğru çekilme veya şekil bozuklukları
- Bölgedeki deride kızarıklık, soyulma, kabuklanma ya da açık yara oluşumu
- Meme derisinde gamzeleşme, portakal kabuğu görünümü ve büzüşmeler
Bu belirtiler her zaman kanser anlamına gelmese de kesin ayrımın yapılması için klinik muayene şart görülüyor.
Teşhis yöntemleri ve tedavi süreci kadınlarla benzer
Erkeklerde tanı süreci; uzman klinik muayenesi, mamografi, ultrason ve şüpheli dokulardan alınan biyopsi örneklerinin incelenmesiyle gerçekleştiriliyor. Düşük vaka sıklığı nedeniyle erkekler için rutin bir tarama programı uygulanmasa da ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan ve yüksek risk grubunda yer alan bireylerin düzenli takip altında tutulması öneriliyor.
Tedavi protokolü ise hastalığın evresine göre cerrahi operasyon, radyoterapi, kemoterapi ve hormon tedavilerini kapsıyor. Erken evrede cerrahi olarak kitlenin temizlenmesi, hastaların yaşam kalitesini ve süresini doğrudan güvence altına alıyor.

















