Uluslararası insan hakları örgütleri, Tunus’ta sivil alana yönelik baskıların korkutucu boyutlara ulaştığı uyarısında bulunuyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Tunus mahkemelerinin son günlerde 8 insan hakları savunucusunu tamamen hak odaklı faaliyetleri gerekçesiyle hapis ve astronomik para cezalarına çarptırdığını duyurdu.
Ben Sedrin’e 25 yıl hapis ve rekor para cezası
Açıklanan yargı kararları arasında en dikkat çekeni, ülkede geçmiş on yıllardaki hak ihlallerini araştırmak amacıyla kurulan Hakikat ve Onur Komisyonu’nun eski başkanı siyam ben Sedrin’e verilen ceza oldu. Mahkeme, 75 yaşındaki kıdemli hak savunucusu Ben Sedrin’i 25 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca diğer sanıklarla birlikte müteselsilen yaklaşık 600 milyon dolar (1.8 milyar Tunus dinarı) tutarında rekor bir para cezası ödemesine hükmetti. Aynı komisyonun eski üyesi avukat Halid El-Krişi de 10 yıl hapis cezası aldı.
Irkçılık karşıtı aktivistlere de ağır cezalar
Baskı dalgası yalnızca geçmiş dönemi araştıran isimlerle sınırlı kalmadı. Ayrımcılıkla mücadele eden “Menameti” derneğinin başkanı Sadiye Musbah, istinaf mahkemesi tarafından 8 yıl hapis ve yaklaşık 41 bin 400 dolar para cezasına çarptırıldı. Derneğin diğer 5 üyesine de 1 ila 3 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi.
“Sivil alanı tamamen yok etme girişimi”
HRW Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktör Yardımcısı Bassam Khawaja, Tunus yargısının aldığı bu kararları sert bir dille eleştirdi. Khawaja, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Bu acımasız hapis cezaları ve astronomik para cezaları, Tunus’ta sivil alandan geriye kalan kırıntıları da yok etmeye yönelik yıkıcı bir darbedir. Yetkililer, öne çıkan figürleri hedef alarak toplumsal talepleri tamamen ezmek istiyor.”
“Kararlar siyasi intikam niteliğinde”
İnsan hakları savunucuları, 2014-2018 yılları arasında diktatörlük döneminin suçlarını kovalayan Ben Sedrin’e verilen cezanın hukuki değil, siyasi bir “intikam” olduğunu savunuyor. Aynı şekilde, 2018’de ırk ayrımcılığını suç sayan yasanın çıkarılmasında büyük emeği olan siyahi aktivist Sadiye Musbah’ın da hükümet yanlısı hesaplar tarafından sosyal medyada ırkçı karalama kampanyalarına maruz kaldığı ve ardından hedef alındığı hatırlatılıyor.
Tunus’un taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ile Afrika İnsan ve Halkların Hakları Şartı’nı açıkça ihlal ettiğini belirten HRW; Avrupa Birliği başta olmak üzere Tunus’un uluslararası ortaklarına, bu hak ihlallerine karşı sessiz kalmama ve baskı uygulama çağrısı yaptı.



