Mısır Narkotik Suçlarla Mücadele İdaresi eski yöneticilerinden Tuğgeneral Velid es-Sisi, meslek hayatının en kritik ve zorlu operasyonlarından birinin perde arkasını anlattı. Ülkenin güneyindeki Yukarı Mısır bölgesinde faaliyet gösteren tehlikeli bir afyon şebekesini çökertmek amacıyla başlatılan plan, istihbarat yöntemlerini aratmayan titiz bir kurguyla uygulamaya konuldu.
Peşin ödeme almadan büyük sevkiyatları Kahire’ye göndermeyen şebeke liderinin sağ koluna ulaşmak isteyen Sisi, zengin bir iş adamı rolüne büründü. Özel şoför, korumalar, lüks kıyafetler ve altın yüzüklerle donatılan sahte kimlik sayesinde tacirle 12 gün boyunca lüks restoran ve kafelerde vakit geçirildi. Şüphe çekmemek adına dağıtılan cömert bahşişler ve sergilenen finansal güç, şebekenin güvenini tam anlamıyla kazanmayı başardı.
Bu güvenin ardından Yukarı Mısır’daki büyük uyuşturucu baronuyla doğrudan temas kuruldu ve yüklü miktardaki afyon sevkiyatının Gize vilayetine bağlı İmbabe bölgesinde teslim edilmesi kararlaştırıldı.
Oto yıkamada unutulan küçük fiş planı bozdu
Teslimat günü Sisi, aracıyla Kahire’nin merkezindeki Ramses Meydanı’nda bulunan bir kafede şebeke üyesiyle buluştu. Şebeke temsilcisi, otomobilin bagajındaki para dolu çantaları inceleyip anlaşmanın geçerli olduğuna kanaat getirdikten sonra ön yolcu koltuğuna oturdu.
Ancak operasyonun kaderi, araç içine bırakılmış küçük bir kağıt parçasıyla değişti. Emniyet bünyesindeki bir görevlinin aracı temizletmek üzere götürdüğü oto yıkamadan kalan servis fişi koltukların arasında unutulmuştu.
Şebeke üyesi, üzerinde “Narkotik Suçlarla Mücadele Genel İdaresi Resmi Araç Bakım Fişi” ibaresini okuduğu anda yanındaki kişinin polis olduğunu anladı.
Sessiz gerilim ve baronun akıbeti
Deşifre olduğunu fark etmesine rağmen soğukkanlılığını koruyan Sisi, durumu çaktırmadan aracı sürmeye devam etti. Şüpheli de çatışmaya girmemek adına sakin davranarak İmbabe yönüne doğru ilerlemeyi sürdürdü; ardından malı teslim alma bahanesiyle araçtan inerek şebeke liderine ulaştı ve teslimatı iptal etti.
Unutulan küçük bir fatura nedeniyle o günkü operasyon sonuçsuz kalsa da şebeke adaletten kaçamadı. Yukarı Mısır’daki örgüt lideri, 2004 yılında güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği “Nahile Operasyonu” kapsamında yakalanarak idam edildi; yardımcısı ise çarptırıldığı müebbet hapis cezasını çekerken cezaevinde hayatını kaybetti.



