Amerika Birleşik Devletleri’nde son yıllarda siyasi ve toplumsal kutuplaşmanın derinleşmesi, edebiyat dünyasında ülkenin bölünmesini ya da yeni bir iç savaşı konu alan eserlerin sayısında belirgin bir artışa yol açtı.
The New York Times yazarı Michelle Goldberg, bu tür distopik ve spekülatif anlatıların yaygınlaşmasının yalnızca geleceğe dair bir çatışma korkusundan kaynaklanmadığını, aynı zamanda farklı siyasi görüşteki Amerikalıların artık aynı sistem içinde birlikte yaşama inancını kaybetmeye başladığını gösterdiğini belirtiyor.
Terapist benzetmesi: “Umutsuz bir evlilik”
Goldberg analizinde, ünlü psikolog John Gottman’ın “bir ilişkiyi en çok yıkan duygu aşağılamadır” tespitine atıfta bulunarak, Demokrat eğilimli “Mavi Amerika” ile Cumhuriyetçi eğilimli “Kırmızı Amerika” arasındaki ilişkiyi yıpranmış ve kurtarılması güç bir evliliğe benzetiyor.
Siyasi rekabetin son on yılda karşılıklı bir varoluşsal tehdit algısına ve tahammülsüzlüğe dönüştüğüne işaret eden yazar, her iki kesimin de karşı tarafı sadece bir siyasi rakip olarak değil, kendi yaşam tarzına yönelik doğrudan bir tehlike olarak gördüğünü vurguluyor.
Edebiyatta ulusal boşanma ve bölünme kurguları
Siyaset sahnesinde zaman zaman gündeme gelen “ulusal boşanma” fikrinin ekonomik ve coğrafi iç içe geçmişlik nedeniyle pratik bir karşılığı bulunmasa da mevcut durumun sürdürülemezliği edebiyatı bir çıkış arayışı alanına dönüştürüyor.
Son dönemde öne çıkan eserler arasında Kurt Andersen’in The Separation (Ayrılık) ve Emily St. John Mandel’in The Farewell Party (Veda Partisi) adlı romanları dikkat çekiyor. Bu yapıtlar, Omar El Akkad’ın American War romanı ve Alex Garland’ın Civil War filmi gibi daha önceki popüler kültürel örneklerin açtığı yoldan ilerliyor:
-
İdari ve lojistik zorluklar: Kurt Andersen’in 2045 yılında geçen romanında, siyasi olarak kutuplaşmış bir çiftin boşanma süreciyle ABD’nin eyaletler bazında parçalanması paralel olarak ele alınıyor. Eserde ayrılık süreci kanlı bir felaketten ziyade, muhafazakâr eyaletlerdeki Demokrat kentlerin yönetimi gibi karmaşık bürokratik ve lojistik sorunlar üzerinden işleniyor.
-
Bağımsız cumhuriyetler ve kaos: Emily St. John Mandel’in kurgusunda ise bir darbe sonrası parçalanan ülkede Kaliforniya bağımsız bir cumhuriyet olarak resmedilirken, diğer bölgeler milis güçlerin ve kaosun hâkim olduğu alanlara dönüşüyor.
Tarihsel kırılma dönemlerinde edebiyatın rolü
Tarihçi ve yazar Richard Kreitner, bölünme temalı edebiyatın yaygınlaşmasının Amerikan toplumundaki sabırsızlık ve tıkanmışlık hissini yansıttığını ifade ediyor. Kreitner; benzer edebi eğilimlerin 1861 İç Savaşı öncesinde ve 1970’lerin toplumsal kriz dönemlerinde de yoğunlaştığını hatırlatıyor.
Edebi eserlerin geleceği doğrudan tahmin etmekten ziyade, bastırılmış toplumsal eğilimleri ve siyasi çıkmazları erkenden görünür kılan bir “erken uyarı sistemi” işlevi gördüğü belirtiliyor. Uzmanlar, fiili bir ayrılığın getireceği yıkıcı maliyetlere rağmen, birlikten kopma fikrinin kurgusal bir cazibe kazanmasını krizin derinliğinin en açık göstergesi olarak yorumluyor.



