Yerli kıyı topluluklarının ekosistemi korumak amacıyla sahil kumlarına deniz kabuğu tozu serpiştirme geleneği, modern bilimin radarına girdi. California Davis Üniversitesi bünyesinde yürütülen ve uluslararası bilim dergisi Biogeosciences’ta yayımlanan kapsamlı araştırma, asırlık yöntemin deniz canlıları üzerindeki biyolojik kalkan etkisini ilk kez somut verilerle ortaya koydu.
Araştırma sonuçları, kırılarak toz haline getirilen kabukların plaj kumuna ilave edilmesinin; istiridye, midye ve deniz tarağı gibi kabuk oluşturan canlıları okyanus asitlenmesinin yıkıcı etkilerine karşı koruduğunu gösteriyor.
Okyanus asitlenmesine karşı doğal kalsiyum kalkanı
Fosil yakıt emisyonları sebebiyle atmosferdeki karbondioksitin deniz suyu tarafından aşırı miktarda emilmesi, okyanusların kimyasal dengesini bozarak asitlenmeyi hızlandırıyor. Değişen su yapısı, kabuklu organizmaların kalsiyum karbonat içeren koruyucu tabakalarını örmesini zorlaştırırken mevcut kabukların erimesine yol açıyor. Özellikle deniz canlılarının larva ve büyüme aşamasındaki yavruları, bu asidik ortamda hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Uzmanlar, kabuk tozunun yoğun miktarda kalsiyum karbonat içerdiğini ve suyun kimyasal koşullarına göre temas ettiği ortamla etkileşime girerek asit seviyesini nötralize ettiğini belirledi. Böylece canlıların ihtiyaç duyduğu koruyucu mineral desteği doğrudan sahil çökeltilerinde sağlanmış oluyor.
Laboratuvar ortamında 90 günlük kritik deney
Bodega Deniz Laboratuvarı’nda gerçekleştirilen testlerde Pasifik istiridyesi yavruları kullanıldı. Araştırmacılar süreci dört farklı senaryoya ayırarak inceledi:
- Doğal deniz suyu ve sade kum
- Asitlenmiş deniz suyu ve sade kum
- Doğal deniz suyu ile kabuk tozu karışımlı kum
- Asitlenmiş deniz suyu ile kabuk tozu karışımlı kum
Üç ay süren gözlem boyunca haftada üç kez su numuneleri toplanarak asit oranı, tuzluluk, sıcaklık ve çözünmüş oksijen değerleri hassas ölçümlerle takip edildi. Çalışma yalnızca suyun kimyasını değil, canlıların gelişimini de doğrudan analiz etti.
Genetik düzeyde koruma tespit edildi
Doksan günlük sürenin tamamlanmasıyla birlikte bilim insanları, istiridyenin kabuk oluşumunu yöneten manto dokusundan örnekler alarak gen dizilimi analizlerini gerçekleştirdi. Stres altında kalan veya rahatlayan genlerin aktivite seviyeleri haritalandırıldı.
Elde edilen genetik bulgular, kabuk tozuyla zenginleştirilmiş kumda büyüyen istiridyelerin ortalamanın üzerinde daha geniş kabuklar inşa ettiğini gösterdi. Asitli suya maruz kalan ancak ortamında kabuk tozu bulunan istiridyelerin genetik ifadelerinin, asitsiz temiz sularda büyüyen canlılarla neredeyse aynı seviyede kaldığı tespit edildi. Bilim heyeti, bu yöntemin kimyasal iyileşmenin ötesine geçerek canlıların biyolojik stres tepkilerini genetik düzeyde hafiflettiğini vurguluyor.


















