Kalbi çalıştırılan futbolcu neden kurtarılamadı? Uzmanlar açıkladı

İspanyol forvet De Miguel'in kalbinin yeniden atmasına rağmen hayatını kaybetmesi, tıp dünyasındaki kritik süreci gündeme taşıdı.

Kalbi çalıştırılan futbolcu neden kurtarılamadı? Uzmanlar açıkladı

İspanya 2. Futbol Ligi’nde (LaLiga 2) oynanan Tenerife-Andorra karşılaşmasında kalecinin diziyle göğsüne çarpması sonucu bilincini kaybeden ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren 30 yaşındaki İspanyol forvet Jesus De Miguel’in vefatı, spor ve tıp camiasında derin üzüntü ve soru işaretleri yarattı. Sahadaki acil müdahalenin ardından ambulansta kalbi yeniden çalıştırılan futbolcunun, hastanede nörolojik durumunun kötüleşmesiyle hayatını kaybetmesi; “Dolaşımın geri dönmesi neden her zaman hayatta kalmayı garanti etmez?” sorusunu gündeme getirdi.

Tenerife kulübü, yoğun bakım ünitesine kaldırılan oyuncunun beyin fonksiyonlarının gerilediğini ve kurtarılamadığını duyururken, kesin ölüm nedeni klinik raporların ardından netlik kazanacak. Konuyu değerlendiren Katar merkezli uluslararası spor hekimliği hastanesi Aspetar’ın uzmanları, göğüs travmaları sonrası gelişen kardiyolojik ve nörolojik komplikasyonların şifrelerini anlattı.

Nabız gelse bile beyin için tehlike bitmiyor

Aspetar Saha İçi Acil Tıp Uzmanı Dr. Celeste Geertsema, kalbin durduğu ilk andan itibaren beyne ve hayati organlara kan akışının kesildiğini, müdahale süresinin beyin hasarını doğrudan belirlediğini vurguladı. Kalp masajının (CPR) dolaşımı desteklese de kalbin doğal pompalama gücünün gerisinde kaldığını belirten Geertsema, şu değerlendirmede bulundu:

“Beyin dokusu oksijensizliğe karşı en hassas organdır. Kalp yeniden çalıştırılsa dahi dolaşımın durduğu dakikalarda hipoksik (oksijensizlik kaynaklı) hasar başlamış olabilir. Ayrıca travma veya iskemi sonrası kafatası içinde gelişen gecikmiş beyin ödemi, kafa içi basıncı artırarak başlangıçtaki hasarı çok daha yıkıcı hale getirebilir.”

Geertsema; hastanın bilincinin kapalı kalmasının tek başına beyin ölümünü göstermeyeceğini, kesin tablonun beyin tomografisi, manyetik rezonans (MR), elektroensefalografi (EEG) ve klinik refleks testleriyle doğrulanması gerektiğini ifade etti.

Göğüs darbesiyle gelen nadir tehlike: Commotio Cordis

Aspetar Spor Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Maria Carmen Adamuz ise sert göğüs travmalarının nadiren de olsa “commotio cordis” (kalp sarsıntısı) adı verilen ölümcül bir ritim bozukluğuna yol açabileceğine dikkat çekti. Darbenin gücünden ziyade zamanlamasının kritik olduğunu belirten Adamuz, kalbin elektriksel döngüsündeki “T dalgası” esnasında saniyenin yüzde biri kadar (10-40 milisaniye) dar bir zaman aralığında alınan darbelerin ventriküler fibrilasyonu (ölümcül ritim durması) tetikleyebildiğini söyledi.

Uzmanlar, kesin tanı için otopsi ve klinik tetkiklerin şart olduğunu; commotio cordis dışında göğüs kafesi kırıkları, ana damar yırtılmaları veya miyokard kontüzyonunun da dolaşımı durdurmuş olabileceğini vurguluyor.

Sahada elektroşok cihazının önemi

British Journal of Sports Medicine’de yayımlanan FIFA Ani Ölüm Kayıtları araştırması, sahada hızlı defibrilatör (OED) kullanımının hayatta kalma oranını yüzde 85’e kadar çıkardığını gösteriyor. Ancak uzman hekimler, sahadaki başarılı resüsitasyonun (yeniden canlandırma) sürecin yalnızca ilk adımı olduğunu; asıl mücadelenin yoğun bakımda oksijensiz kalan organların ve beyin dokusunun korunması aşamasında verildiğini belirtiyor. De Miguel trajedisi, kalbin yeniden atmasının hayati tehlikenin tamamen geçtiği anlamına gelmediğini acı bir şekilde ortaya koydu.

Kalbi çalıştırılan futbolcu neden kurtarılamadı? Uzmanlar açıkladı
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.