Yıldızlar kaybolabilir: Gökbilimciler Uluslararası Adalet Divanı’na gidiyor

Gökbilimciler, yörüngeyi dolduran yüz binlerce uydu ve uzay aynasının ışık kirliliğine karşı Uluslararası Adalet Divanı'na başvuruyor.

Yıldızlar kaybolabilir: Gökbilimciler Uluslararası Adalet Divanı'na gidiyor
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dünya yörüngesindeki ticari uydu takımyıldızlarının hızla artması ve binlerle ifade edilen sayının yakında yüz binlere, hatta milyonlara ulaşma ihtimali gökbilimcileri harekete geçirdi. “Outer Space Institute” (Dış Uzay Enstitüsü) öncülüğündeki uluslararası astronomlar grubu, Dünya’ya yakın uzay boşluğunun ve karanlık gece gökyüzünün korunması amacıyla Birleşmiş Milletler üzerinden Uluslararası Adalet Divanı’ndan (UAD) danışma görüşü talep etmeye hazırlanıyor.

SpaceX’in Starlink projesiyle başlayan kriz; Google ve Starcloud gibi teknoloji devlerinin yörüngede devasa uzay veri merkezleri kurma planlarını açıklamasıyla kritik bir eşiğe ulaştı. Teleskop görüntülerinde kalıcı ışık çizgileri oluşturan uyduların yanı sıra, ABD Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) Reflect Orbital şirketine uzay aynası prototipi “Earendel-1” için fırlatma izni vermesi bilim dünyasındaki endişeleri tırmandırdı. Şirketin gün batımından sonra yerdeki güneş panellerine ışık yansıtmayı amaçlayan on binlerce aynadan oluşan takımyıldız projesinin, gece gökyüzünün parlaklığını astronomik gözlemleri imkansız kılacak seviyede artırabileceği belirtiliyor.

BM komitesindeki tıkanıklık ve Lahey rotası

BM Barışçıl Uzay Kullanımı Komitesi (COPUOS) bünyesinde ışık kirliliğini izlemek üzere bir uzman heyeti kurma girişimleri, komitedeki “oy birliği” kuralı nedeniyle sonuçsuz kaldı. Britanya Kolombiyası Üniversitesi’nden gökbilimci ve enstitü eş direktörü Aaron Boley, oy birliği şartının çözüm üretmeyi zorlaştırdığını, bu nedenle UAD üzerinden danışma görüşü almanın daha hızlı ve etkili bir hukuki zemin sağladığını belirtti.

Tek bir üye ülkenin BM Genel Kurulu’na sunacağı bir karar tasarısının basit çoğunlukla kabul edilmesi, Adalet Divanı’nın konuyu ele alması için yeterli oluyor. Eski NASA hukuk danışmanı Robin J. Frank, mahkemenin danışma görüşlerinin doğrudan bir icra gücü bulunmasa da devletler üzerinde yüksek bir “ahlaki ve hukuki otorite” oluşturduğunu, ulusal mahkemelerdeki davalarda emsal teşkil ettiğini ifade etti.

Girişimciler bu süreçte, Pasifik ada ülkesi Vanuatu’nun iklim krizi konusunda yürüttüğü başarılı hukuki mücadeleyi örnek alıyor:

  • Vanuatu’nun 2023’te başlattığı girişim, Temmuz 2025’te UAD’nin devletlerin iklim zararlarını önleme sorumluluğunu teyit etmesiyle sonuçlanmıştı.
  • BM Genel Kurulu bu karara dayanarak Mayıs 2026’da bağlayıcı nitelikteki metinleri onaylamış ve çevre aktivistleri ulusal davalarda bu görüşü etkin şekilde kullanmıştı.

59 yıllık Dış Uzay Antlaşması teste tabi tutuluyor

Hukuki girişimin merkezinde, 1967 tarihli Dış Uzay Antlaşması’nın (Outer Space Treaty) 9. Maddesi yer alıyor. Üye devletlere uzay faaliyetlerinde “gereken saygıyı gösterme” (due regard) yükümlülüğü getiren bu maddenin, gökyüzünün karanlığını ve astronomik gözlemleri de kapsayıp kapsamadığının netleştirilmesi hedefleniyor.

Şili, İspanya, Slovakya, Bulgaristan, Dominik Cumhuriyeti, Peru ve Güney Afrika gibi ülkeler tarafından desteklenen bu hamle, fırlatmaları tek başına durduramayacak olsa da ticari şirketlere verilen fırlatma ruhsatlarının küresel standartlara bağlanmasında tarihi bir dönüm noktası yaratabilir.

Yıldızlar kaybolabilir: Gökbilimciler Uluslararası Adalet Divanı’na gidiyor

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin