Amerika Birleşik Devletleri ile Sudan arasında ordu tarafından kimyasal silah kullanıldığına yönelik iddialar sebebiyle yaşanan gerilim yeni bir aşamaya evrildi. Sudan’ın ekonomik ve ticari sektörlerini hedefleyen ek ABD yaptırımları yürürlüğe girerken, Hartum yönetimi suçlamaları “hiçbir kanıta dayanmayan, tek taraflı ve yasa dışı adımlar” olarak nitelendirip kesin bir dille reddetti.
Washington yönetimi, Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin (SAF) Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile süren çatışmalarda kimyasal silah kullandığını öne sürüyor. Hartum ise bu tür silahları üretmediğini, stoklamadığını veya kullanmadığını, ülkenin Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesi’ne (OPCW) tamamen bağlı olduğunu ve iddiaların doğrulanması için uluslararası kuruluşlarla iş birliğine hazır olduğunu vurguluyor.
Nisan 2023’ten bu yana süren yıkım
Nisan 2023’ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında devam eden iç savaş; on binlerce kişinin ölümüne, milyonlarca insanın yerinden edilmesine ve ülkenin altyapısı ile ekonomisinin büyük ölçüde çökmesine neden oldu.
ABD tarafından tanınan 3 aylık sürenin ardından, Sudan’ın Kimyasal ve Biyolojik Silahlarla Mücadele Yasası’nda öngörülen şartları karşılamadığı gerekçesiyle hazırlanan ek yaptırımlar 20 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla resmen uygulamaya konuldu.
Sudan’dan sert tepki ve “aselsiz iddia” vurgusu
Sudan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan resmi açıklamada, yeni yaptırımların asılsız iddialara dayandığı belirtildi. Açıklamada, suçlamaların ilk olarak kimliği belirsiz kaynaklara dayandırılan medya haberleriyle ortaya çıktığı hatırlatıldı.
Hartum yönetimi, Amerikan tarafıyla teknik iletişim kanalları üzerinden görüşmeler gerçekleştirerek Washington’ın dayandığı bilgileri talep ettiğini, ancak iddiaların aksine OPCW ve ilgili uluslararası mekanizmalarla her türlü şeffaf iş birliğine açık olduklarını yineledi.
Yeni yaptırımlar ne getiriyor?
Haziran 2025’te başlatılan sürecin ardından devreye sokulan yeni ekonomik kısıtlamalar şu başlıkları kapsıyor:
-
Mali Kısıtlamalar: Uluslararası finans kuruluşları üzerinden Sudan’a sağlanan kredi ve mali/teknik yardımlara geniş kısıtlamalar getirildi. İnsani ve gıda yardımları bu kapsamın dışında tutuldu.
-
Teknoloji ve Ticaret: ABD’den Sudan’a yönelik çoğu mal ve teknolojinin ihracatı sınırlandırıldı. Güvenlik veya askeri kullanım potansiyeli olan ürünlerin ihracat lisansları doğrudan reddedilme politikasına tabi tutuldu.
-
Yürürlük Süresi: ABD yönetimi Sudan’ın yasal şartları yerine getirdiğine kanaat getirmediği sürece yaptırımlar en az bir yıl boyunca yürürlükte kalacak.
Ordunun doğrudan hedef alınması ne anlama geliyor?
Siyasal analist Osman Fazlullah, bu yaptırımların siyasi ve hukuki açıdan son derece tehlikeli bir eşik olduğuna dikkat çekiyor. Daha önceki yaptırımların bireyleri ya da dönemin yönetimini hedef aldığını belirten Fazlullah, ilk kez doğrudan Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin hedef alındığını vurguladı.
Savaşın ve çoklu silah kaynaklarının devam ettiği göz önüne alındığında yaptırımların askeri etkisinin sınırlı olabileceğini belirten Fazlullah, ancak teknik iş birliği, finansman ve dış yatırımlar üzerindeki baskının artmasıyla birlikte ülkenin uluslararası alandaki mali tecritinin derinleşeceğini öngörüyor.



