ABD Merkez Bankası (FED), ABD Başkanı Donald Trump’ın faizlerin düşürülmesi yönündeki yenilenen baskılarına rağmen politika faizini %3,50 ile %3,75 aralığında sabit bıraktı. Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (TÜFE) gerileme, kişisel tüketim harcamalarındaki direnç ve istihdam piyasasındaki yavaşlamayı dengede tutmaya çalışan banka, 2026 yılının başından bu yana uyguladığı borçlanma maliyetlerini değiştirmeme kararını sürdürdü.
FED yönetimi, Haziran ayında enflasyonda gözlenen düşüşün kalıcı bir trend mi yoksa enerji fiyatlarındaki geçici dalgalanmalardan mı kaynaklandığını değerlendirmeyi sürdürüyor.
Enflasyon verileri ne söylüyor?
Çalışma İstatistikleri Bürosu verilerine göre Haziran ayında Tüketici Fiyat Endeksi aylık bazda %0,4 oranında gerileyerek Nisan 2020’den bu yana en keskin düşüşünü kaydetti. Yıllık enflasyon ise %4,2 seviyesinden %3,5’e geriledi. Gıda ve enerji kalemlerinin hariç tutulduğu çekirdek enflasyon yıllık bazda %2,9’dan %2,6’ya düştü.
Aylık bazdaki bu düşüşte enerji fiyatlarının %5,7, benzin fiyatlarının ise %9,7 oranında gerilemesi etkili oldu. Ancak enerji fiyatlarının yıllık bazda halen %15,7 yüksek seyretmesi, FED’in fiyat baskılarının tamamen ortadan kalktığına ikna olmasını zorlaştırıyor.
Öte yandan, Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verileri daha temkinli bir tablo çizdi. Mayıs ayında manşet PCE yıllık %4,1, çekirdek PCE ise %3,4 artış göstererek FED’in %2’lik hedefinin oldukça üzerinde kaldı. Tüketici harcamalarının dirençli seyretmesi, hanehalklarının yüksek fiyatlara rağmen ekonomik aktiviteyi desteklemeye devam ettiğine işaret etti.
İstihdam piyasasında yavaşlama sinyalleri
İstihdam tarafında ise ABD ekonomisi Haziran ayında yalnızca 57 bin yeni istihdam oluşturdu. Ayrıca Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin istihdam verileri toplamda 74 bin kişi aşağı yönlü revize edildi. İşsizlik oranı %4,2 seviyesinde sabit kalırken, uzun süreli işsiz sayısı bir yıl içinde 286 bin artarak 1,9 milyona ulaştı.
Kongre’de sunum yapan FED Başkanı Kevin Warsh, iş gücü piyasasının genel olarak istikrarlı göründüğünü ve istihdam artışının iş gücüne katılımla paralel seyrettiğini belirtti. Fiyat istikrarını yeniden sağlamanın ana öncelik olduğunu vurgulayan Warsh, yüksek enflasyona müsamaha gösterilmeyeceğinin altını çizdi.
FED Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook da risk dengesinin halen enflasyon yukarı yönlü kaydığını ifade ederek, faizlerin sabit tutulmasının enerji şokları ve gümrük vergilerinin etkilerini gözlemlemek için zaman tanıdığını belirtti.
Donald Trump’tan sert eleştiriler ve faiz indirimi baskısı
FED’in pas geçme kararı, ABD Başkanı Donald Trump’ın merkez bankasına yönelik eleştirilerini artırdığı bir dönemde geldi. Trump, yaptığı açıklamalarda ABD’nin dünyadaki en düşük faiz oranlarına sahip olması gerektiğini savunarak faizlerin derhal düşürülmesi gerektiğini belirtti.
FED Başkanı Kevin Warsh’u “harika” olarak nitelendiren Trump, banka bünyesindeki bazı yetkilileri ise siyasi saiklerle hareket etmekle suçladı. Tüm bu baskılara rağmen FED, fiyat istikrarı hedefine vurgu yaparak mevcut faiz patikasını koruma kararı aldı.



