Rusya’nın önde gelen düşünürlerinden Aleksandr Dugin, Ukrayna’daki çatışmanın geçici bir ateşkesle sona eremeyeceğini, mevcut durumun insanlığın yok oluşu ya da Rusya’nın yıkımıyla sonuçlanabilecek küresel bir savaşın başlangıcı olduğunu savundu. Batı’nın Rusya’ya stratejik bir yenilgi yaşatmak dışında bir seçenek bırakmadığını belirten Dugin; ABD Başkanı Donald Trump, AB ya da başka bir aktör üzerinden varılacak bir uzlaşmanın Rusya’nın egemenliğini silmek anlamına geleceğini iddia etti.
Dugin’e göre Moskova, tek kutuplu Batı hegemonyasını bozmak ve kendi medeniyet devlet yapısını korumak için bu savaşı kazanmak zorunda.
NATO’nun doğu kanadı ve 3 aşamalı savaş senaryosu
Rus analist Ruslan Pankratov ise Moskovsky Komsomolets’te kaleme aldığı analizde, NATO’nun doğu kanadındaki hava gücü rotasyonunun ve Baltık ülkelerindeki askeri varlığını artırmasının ittifakın savunma doktrininde köklü bir değişime işaret ettiğini belirtti. Ankara’daki NATO Zirvesi kararlarına dikkat çeken Pankratov, ittifakın “yakın tehdit” oluşturan hedefleri imha etme yetkisini genişlettiğini ileri sürdü.
Analize göre Rus ulusal güvenliği açısından 2026 sonrasına dair şu 3 aşamalı tırmanma senaryosu öne sürülüyor:
-
1. Aşama (2026-2027): Baltık ve Kaliningrad hattında İHA saldırıları, siber eylemler ve hibrit krizlerin tırmandırılması.
-
2. Aşama (2027-2028): NATO birliklerini veya sivilleri hedef alan olası bir olayın 5. Madde’nin işletilmesi için gerekçe gösterilmesi.
-
3. Aşama (2028 ve Sonrası): Kaliningrad ve St. Petersburg hatlarını hedef alan doğrudan askeri müdahale riskinin belirmesi.
Pankratov, Baltık bölgesindeki askeri yığınağın bir kaza ya da kıvılcım ile büyük bir çatışmaya dönüşmesinin yalnızca bir zaman meselesi olduğunu iddia ediyor.



