Arjantinli futbol efsanesi Diego Armando Maradona’nın 2020 yılındaki vefatına ilişkin San Isidro Mahkemesi’nde görülen davada, tıp uzmanlarının sunduğu ifadeler savunma tarafının “ani ve kaçınılmaz ölüm” tezini sarstı.
Maradona’nın son günlerinde görev alan 7 sağlık çalışanının “ihmal sonucu ölüme sebebiyet vermek” suçlamasıyla yargılandığı davada, kardiyoloji uzmanı Dr. Gustavo Di Niro ve adli tıp uzmanı Carlos Cassinelli önemli açıklamalarda bulundu.
“Belirtiler günlerce görmezden gelindi”
Mahkeme heyetine tanıklık eden kardiyolog Dr. Gustavo Di Niro, 1986 Dünya Kupası şampiyonunun durumunun kronik bir şekilde kötüleştiğini ve ölümün kesinlikle ani gelişen bir vaka olmadığını kaydetti.
Di Niro ifadesinde süreci şöyle değerlendirdi:
“Herhangi bir hastanın ölümünden önce mutlaka alarm veren klinik işaretler ortaya çıkar. Tedavi ekibinin bu sinyalleri yakalayıp müdahale yöntemini değiştirmesi gerekirdi ancak bunu yapmadılar.”
Uzman doktor; efsane futbolcunun kalp rahatsızlığı geçmişi, vücudunda oluşan ödemler ve sıvı birikimi gibi hayati semptomlar göstermesine rağmen evde tutulmaya devam edildiğini, oysa tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilmesinin zorunlu olduğunu belirtti.
Adli tıp raporu: 10 gün boyunca kritik uyarılar verilmedi
Adli tıp uzmanı Carlos Cassinelli de Maradona’nın nefes darlığı, yüksek tansiyon ve taşikardi gibi ciddi belirtileri en az 10 gün boyunca aralıksız gösterdiğini, buna rağmen tıbbi heyetin hiçbir acil eylem planını devreye sokmadığını dile getirdi.
Sanıklar 25 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya
Aralarında Maradona’nın beyin cerrahı, psikiyatristi ve hemşirelerinin de bulunduğu 7 sanık, suçlu bulunmaları halinde 25 yıla kadar hapis cezası alma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Sanıklar ise rollerinin sınırlı olduğunu ve doğrudan ölüm sebebiyle bağlantılı olmadıklarını öne sürerek suçlamaları reddediyor.



