Orta Doğu’da aylardır süren şiddetli çatışmaların ardından diplomatik kanallar yeniden hareketleniyor. Resmi olarak hâlâ savaş durumunda olan ve aralarında diplomatik ilişki bulunmayan Lübnan ile İsrail, kırılgan ateşkesi kalıcı bir barışa dönüştürmek amacıyla İtalya’nın başkenti Roma’da doğrudan müzakerelere başlayacak. ABD’nin arabuluculuğunda yürütülen bu kritik süreç, bölgedeki askeri gerilimi düşürmek adına en somut diplomatik adım olarak değerlendiriliyor.
İtalya Başbakanlığı devrede: Görüşmeler elçiler düzeyinde
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Roma’nın bu tarihi müzakerelere ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. İtalya Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün aktardığı detaylara göre, 15 ve 16 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek olan bu tur, iki ülkenin ilkbahar aylarında başlattığı diplomatik temasların altıncı ayağını oluşturacak. Toplantılara Lübnan ve İsrail’in atadığı özel büyükelçiler liderlik edecek.
Çerçeve anlaşmanın perde arkası: Hizbullah silahsızlanacak mı?
Geçtiğimiz ay Washington’da düzenlenen yoğun diplomasinin ardından taraflar arasında imzalanan “çerçeve anlaşma”, iki aşamalı hassas bir askeri geçiş planını kapsıyor. Anlaşmanın yürürlüğe girmesini takiben sahada uygulanması beklenen ana maddeler şu şekilde sıralanıyor:
-
Lübnan Ordusunun Yayılımı: Lübnan Silahlı Kuvvetleri, ülkenin güney sınır bölgelerinde kontrolü kademeli olarak tamamen devralacak.
-
Hizbullah’ın Silahsızlandırılması: Belirlenen “pilot bölgelerden” başlanarak Hizbullah unsurları ve ağır silahları tahliye edilecek.
-
İsrail’in Çekilmesi: Hizbullah’ın silah bırakmasına paralel olarak İsrail ordusu güney Lübnan topraklarından aşamalı olarak geri çekilecek.
Lübnan Cumhurbaşkanlığı kanadından yapılan son açıklamalarda, İsrail işgali ve sınır ihlalleri tamamen sona ermeden Lübnan ordusunun güney sınır hattına kalıcı ve kapsamlı bir şekilde konuşlanmasının önünde yapısal engeller olduğu vurgulanmıştı. Roma zirvesi, bu uygulama krizinin aşılması için kritik bir test niteliği taşıyor.
Krizin kökeni: Hamaney suikastı ve iki yıllık yıkım
Bölgedeki son askeri tırmanış, Mart 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği ortak operasyonda İran lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesiyle başlamıştı. Hizbullah, bu suikasta misilleme olarak İsrail’in kuzeyine yoğun füze saldırıları düzenlemiş; Tel Aviv ise Lübnan geneline yönelik hava ve kara harekatı başlatmıştı. Lübnan resmi makamlarına göre, harekat süresince yaklaşık 4 bin 300 kişi hayatını kaybederken, yüz binlerce sivil yerinden oldu ve güney Lübnan’ın altyapısı ağır bir yıkıma uğradı.
Roma’da yapılacak iki günlük diplomasi trafiği, Orta Doğu’daki bu kanlı döngünün kırılıp kırılmayacağını ve uluslararası garantörlüğün sahada işleyip işlemeyeceğini belirleyecek.



