Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Asya-Pasifik bölgesinde Batı politikalarının yarattığı tehlikelere dikkat çekerek uluslararası baskılar ve güvenlik anlaşmalarının ihlal edilmesinin, ülkeleri ulusal güvenliklerini korumak adına nükleer silaha yöneltebileceğini söyledi. İran örneğine işaret eden Lavrov, bu durumun Batı’nın kışkırtıcı adımlarının doğrudan bir sonucu olduğunu vurguladı.
Filipinler’in başkenti Manila’da Güneydoğu Asya Ulusları Birliği (ASEAN) toplantılarının ardından basın toplantısı düzenleyen Lavrov, ülkelerin barışçıl nükleer programa sahip olma hakkını savundu. ABD’nin Suudi Arabistan’a uranyum zenginleştirme izni vermesine değinen Rus Bakan, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) barışçıl olduğunu teyit etmesine rağmen Tahran’a uygulanan çifte standartları eleştirdi.
“Batı’nın adımları nükleer silahı tek çözüm haline getiriyor”
Lavrov, ülkelerin güvenlik kaygılarının göz ardı edilmesi ve güç tehdidinde bulunulmasının birçok devlette nükleer silahın tek çözüm olduğu algısını güçlendirdiğini ifade etti. Bu tablonun üzücü olduğunu belirtirken durumun Washington ve müttefiklerinin eylemlerinden kaynaklandığını dile getirdi.
“Ülkelerin güvenlik kaygılarının yok sayılması, nükleer silahın egemenliği korumadaki tek yol olduğu inancını pekiştiriyor. Bu durum tamamen Washington ve müttefiklerinin eseridir.”
Körfez’de gerilim ve enerji piyasaları
Körfez bölgesindeki ABD-İran geriliminden duyduğu endişeyi dile getiren Lavrov, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğinin risk altında olduğunu belirtti. Çatışmanın ne ABD ne de İran’ın çıkarına olduğunu söyleyen Lavrov, ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İsrail’in tutumuyla jeopolitik belirsizliğin tırmandığını aktardı.
Batı’nın, Moskova ve Pekin’in İran’a ABD çıkarlarını hedef alan silahlar tedarik ettiği yönündeki iddialarını “abartı” olarak nitelendiren Lavrov, Rusya’nın önceliğinin enerji piyasalarında istikrarı sağlamak ve gerilimi düşürmek olduğunu vurguladı.
Ukrayna krizinde diyalog ve Kazan Bildirisi
Ukrayna krizine de değinen Lavrov, Batı tarafında herhangi bir iyi niyet görmediklerini ve BM girişimlerinin tek taraflı olduğunu savundu. Buna rağmen, krizin yansımalarını görüşmek üzere ABD’li mevkidaşı Marco Rubio ile bir araya gelmeyi beklediğini ifade eden Lavrov, sorunun kök nedenleri çözülmedikçe müzakerelerin sonuç vermeyeceğini belirtti.
Ekonomik alanda ise Moskova’nın Asya-Pasifik’teki ortaklarıyla Kazan Bildirisi’ni uygulamaya koyduğunu açıklayan Lavrov, öne çıkan başlıkları şöyle sıraladı:
-
Ulusal Para Birimleri: Batı yaptırımlarını aşmak amacıyla ticarette ulusal para birimlerinin kullanılması.
-
Dijital ve Uzay Ortaklığı: Uzay teknolojileri ve dijital platform ekonomisinde iş birliğinin derinleştirilmesi.
-
Enerji Güvencesi: Rusya’nın küresel yakıt fiyatlarında istikrarın garantörü olmaya devam etmesi.
Lavrov, Asya’nın hiçbir ülkenin “arka bahçesi” olmadığını ve Moskova’nın bölgedeki yükselen güçlerle Batı dayatmalarından uzak ilişkilerini geliştireceğini sözlerine ekledi.



