1. Haberler
  2. Dünya
  3. Kolesterolde iğne dönemi kapanıyor: İlk oral ilaç onaylandı

Kolesterolde iğne dönemi kapanıyor: İlk oral ilaç onaylandı

FDA, kötü kolesterolü düşüren ilk ağızdan alınan PCSK9 inhibitörü Lipfendra'yı onaylayarak iğne tedavisine alternatif sundu.

Kolesterolde iğne dönemi kapanıyor: İlk oral ilaç onaylandı
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), kandaki kötü kolesterol (LDL) seviyelerini düzenlemekten sorumlu PCSK9 proteinini baskılayan ilk ağızdan alınan ilaç olan Lipfendra’yı (etken maddesi: enlicitide) resmen onayladı. Yıllardır sadece enjeksiyon (iğne) formunda uygulanabilen bu tedavi yöntemi, artık günlük tek bir hap şeklinde kullanılabilecek.

Günde bir kez alınan yeni ilaç; diyet ve fiziksel aktiviteye ek olarak, yüksek kolesterolü bulunan yetişkinlerde ve genetik bir bozukluk olan “heterozigot ailesel hiperkolesterolemi” hastalarında LDL kolesterolü düşürmek amacıyla reçete edilecek.

İğneye karşı ilk oral PCSK9 seçeneği

Söz konusu ilacın “türünün ilk örneği” olarak tanımlanması, kolesterol tedavisindeki ilk hap olduğu anlamına gelmiyor. Nitekim statinler ve ezetimib gibi oral ilaçlar onlarca yıldır yaygın olarak kullanılıyor. Ancak Lipfendra, bugüne kadar yalnızca haftalık veya aylık enjeksiyonlar halinde verilebilen PCSK9 inhibitörlerinin ağız yoluyla alınan ilk versiyonu olma özelliğini taşıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, kalp ve damar hastalıkları küresel ölçekte bir numaralı ölüm nedeni olmayı sürdürüyor. 2022 yılında yaklaşık 19,8 milyon insanın (toplam ölümlerin %32’si) bu hastalıklardan hayatını kaybettiği ve bu ölümlerin %85’inin kalp krizi ile felçten kaynaklandığı belirtiliyor.

Uzmanlar ne diyor? Önce yaşam tarzı değişikliği

Eski Kahire Ulusal Kalp Enstitüsü Dekanı Prof. Dr. Ahmed Fathi, kötü kolesterol tedavisinin tek bir ilaca indirgenmemesi gerektiğini vurguluyor. Fathi, tedavi sürecinin hastanın genel risk faktörleri değerlendirilerek başlatılması gerektiğine dikkat çekiyor:

“Öncelikle hastanın yaşam tarzını değiştirerek düşük yağlı bir diyet ve düzenli egzersiz programına başlamasını sağlıyoruz. Ancak genetik faktörlere bağlı yüksek kolesterol vakalarında, sadece diyet veya hareket yeterli olmuyor; özel bir genetik müdahale ve takip gerekiyor.”

Prof. Dr. Fathi, statin grubu geleneksel ilaçların son derece etkili olduğunu, enjeksiyon formundaki PCSK9 inhibitörlerinin ise yüksek maliyetleri nedeniyle genellikle statine yanıt vermeyen ya da ağır genetik vakalarda tercih edildiğini ifade etti. Yeni hapın da başlangıçta yüksek fiyatla pazara sunulabileceğini belirten Fathi, uzun vadeli klinik sonuçların takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Klinik deneyler ne gösteriyor? %60’a varan düşüş

Klinik farmakoloji ve beslenme uzmanı Dr. Mohamed Hassan ise ilacın çalışma mekanizması ve klinik başarısına ilişkin önemli detaylar paylaştı. FDA verilerine göre ilaç, tolere edebildikleri en yüksek dozda statin kullanan 3 bin 207 yetişkin üzerinde iki ayrı randomize araştırmada test edildi.

24 haftalık süreç sonunda ilacın sağladığı başarı oranları şu şekilde kayıtlara geçti:

  • Kalp hastaları ve yüksek risk grubundakilerde: LDL kolesterolde ortalama %56 azalma

  • Ailesel (genetik) yüksek kolesterol hastalarında: LDL kolesterolde ortalama %59 azalma

İlacın yan etki profilinin plasebo (etkisiz ilaç) ile benzer düzeyde seyrettiği, en yaygın görülen hafif yan etkilerin ise baş dönmesi ve ishal olduğu bildirildi.

İlaç nasıl çalışıyor?

PCSK9 proteini, karaciğer hücrelerinin yüzeyindeki LDL reseptörlerine bağlanarak bu reseptörlerin yok olmasına neden oluyor. Normal şartlarda bu reseptörler, kandaki kötü kolesterolü yakalayıp karaciğerde temizleme görevini üstleniyor. Lipfendra, PCSK9 proteinini engellediğinde karaciğer yüzeyindeki reseptör sayısı artıyor ve böylece kandan daha fazla kötü kolesterol süzülüyor.

Bu mekanizma, karaciğerde kolesterol sentezini sağlayan HMG-CoA redüktaz enzimini engelleyen geleneksel statinlerden tamamen farklı bir hat üzerinde çalışıyor.

Midede sindirilme engeli nasıl aşıldı?

Peptit yapısındaki ilaçların ağızdan alınması, mide asidi ve sindirim enzimleri nedeniyle etken maddenin parçalanma riskini beraberinde getiriyor. Dr. Mohamed Hassan, ilaç şirketlerinin özel koruyucu teknolojiler ve biyoyararlanımı artıran yöntemler kullanarak etken maddenin kana emilimini sağladığını ve %60’a varan kolesterol düşüşünün bu sayede elde edildiğini belirtti.

Uzmanlar, enjeksiyon yerine hap kullanımının hasta uyumunu artırağını ve iğne korkusu olan kişiler için büyük bir kullanım kolaylığı sağlayacağını vurguluyor. Önümüzdeki yıllarda peptit bazlı enjekte edilebilir birçok ilacın emilim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte oral formlara dönüştürülmesi bekleniyor.

Kolesterolde iğne dönemi kapanıyor: İlk oral ilaç onaylandı

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin