İsveç’te sandıktan düğüm çıktı: Hükümet için zorlu pazarlık

İsveç genel seçimlerinde sol muhalefet kıl payı öne geçerken, bloklar arası derin çatlaklar nedeniyle koalisyon krizi kapıda.

İsveç'te sandıktan düğüm çıktı: Hükümet için zorlu pazarlık
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İsveç’te pazar günü gerçekleştirilen genel seçimlerde oyların yüzde 95’inden fazlası sayılırken, sandıktan çıkan sonuçlar ülkeyi belirsizliklerle dolu bir koalisyon sürecine soktu. Sosyal Demokrat Parti lideri Magdalena Andersson öncülüğündeki sol muhalefet blokunun parlamentoda elde ettiği çok az farkla gelen üstünlük, tek başına hükümet kurmaya yetmiyor. Mevcut Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki merkez sağ ittifak ise yenilgiyi peşinen kabul etmeyerek alternatif formüller arayışında.

Bıçak sırtı çoğunluk ve kırmızı çizgiler

Açıklanan resmi olmayan ilk verilere göre, 349 sandalyeli İsveç Parlamentosu’nda (Riksdag) sol eğilimli dört parti toplamda 3 sandalyelik kırılgan bir üstünlük yakalamış durumda. Ancak Andersson’un hükümeti kurabilmesi için bir araya getirmesi gereken müttefikler arasında derin görüş ayrılıkları bulunuyor.

Merkez Parti, sol kanadın en ucunda yer alan Sol Parti’nin yer alacağı bir koalisyona hiçbir şekilde destek vermeyeceğini duyurdu. Buna karşılık Sol Parti ise bakanlık koltuğu almadığı hiçbir hükümet formülüne onay vermeyeceğini ilan etti. Bu karşılıklı kırmızı çizgiler, sol bloğun çoğunluğu kağıt üzerinde kalsa dahi fiili bir yönetim kurmasını son derece zorlaştırıyor. Kristersson cephesi ise 2019’a kadar sağ blokta yer alan Merkez Parti’yi yeniden yanına çekerek “sosyalist olmayan” bir çoğunluk oluşturma planları yapıyor.

Aşırı sağda tarihi gerileme

Seçimin en çarpıcı sürprizlerinden biri ise aşırı sağcı ve göçmen karşıtı İsveç Demokratları (SD) cephesinde yaşandı. Parlamentoya ilk kez girdiği 2010 yılından bu yana oylarını aralıksız artıran parti, ilk kez gerileme kaydederek ülkenin ikinci büyük partisi unvanını kaybetti. Siyasi uzmanlar, göç ve asayiş konularındaki katı politikaların merkez partiler tarafından da benimsenmesiyle SD’nin tekelinin kırıldığını, partinin diğer konularda ise seçmene güçlü bir alternatif sunamadığını vurguluyor.

NATO üyeliği ve değişen güvenlik algısı

Bu seçimler, İsveç’in yaklaşık iki buçuk yıl önce NATO’ya katılarak asırlık tarafsızlık politikasını terk etmesinin ardından yapılan ilk genel seçim olma özelliğini taşıyor. Ülkenin ittifak çatısı altında ortak tatbikatlara katılması, savunma harcamalarını artırması ve Ukrayna’ya verilen desteğin güçlendirilmesi, güvenlik algısını doğrudan şekillendirdi. Dış askeri tehditlerin yanı sıra siber saldırılar ve dezenformasyon dalgaları seçim sürecinde sıkça tartışıldı.

Sandıkların nihai sonucunun, çarşamba günü sayılacak yurt dışı ve gecikmeli oylarla netleşmesi bekleniyor. Parlamentoda başbakanlık oylamasının en erken 29 Eylül’de yapılabileceği belirtilirken, 2018’de 134 gün, 2022’de ise 37 gün süren hükümet kurma krizlerinin bir benzerinin yaşanmasından ya da erken seçime gidilmesinden endişe ediliyor.

İsveç’te sandıktan düğüm çıktı: Hükümet için zorlu pazarlık

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin