Uluslararası Af Örgütü, Hindistan’ın başkenti Delhi’de polise Ulusal Güvenlik Yasası kapsamında olağanüstü yetkiler tanınmasını sert bir dille eleştirdi. Örgüt, bu kararın insan haklarına hakaret niteliği taşıdığını ve bölgedeki zaten gergin olan atmosferi daha da tırmandıracağını vurguladı.
Hindistan’daki Amnesty International bölümünün başkanı Aakar Patel tarafından yapılan açıklamada, yeni düzenlemenin polise kişileri herhangi bir temel usul güvencesi olmaksızın 12 aya kadar idari gözetim altında tutma yetkisi verdiği belirtildi.
Adil Yargılama Hakları ve Hukukun Üstünlüğü
Uluslararası insan hakları hukuku tarafından güvence altına alınan adil yargılama haklarının pratikte askıya alındığına dikkat çeken Patel, gözaltına alınan kişilerin ilk 15 gün boyunca gözaltı gerekçelerinden mahrum bırakıldığını ve avukat yardımından yararlanamadığını ifade etti. Uzmanlar, bu durumun hukukun üstünlüğünün temelini sarstığına dikkat çekiyor.
-
Gözaltı süresi herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın 12 aya kadar uzatılabiliyor.
-
Tutuklular ilk aşamada suçlamalardan haberdar edilmiyor.
-
Savunma hakkı ve avukata erişim kısıtlanıyor.
Geçmişteki Hak İhlalleri ve Protestolar
Örgüt, Hindistan polisinin bu tür geniş yetkileri geçmişteki gösterilerde kötüye kullandığını hatırlattı. 2020 yılında vatandaşlık yasasına karşı düzenlenen protestolar ile Noida’daki işçi eylemlerinde benzer uygulamaların görüldüğüne dikkat çekilerek, barışçıl göstericilerin hedef alınabileceği uyarısında bulunuldu.
Artan Sosyal Huzursuzluk
Delhi ve ülkenin diğer bölgelerinde artan işsizlik, yaşam koşullarının kötüleşmesi ve rekabetçi sınavların yönetimindeki aksaklıklar nedeniyle haftalardır protestolar düzenleniyor. Öğrenciler ve işçiler tarafından gerçekleştirilen barışçıl eylemlere polisin aşırı güç kullanarak müdahale etmesi, kamuoyunda “kamu düzeni” adı altında geniş çaplı bir baskı dalgası başlatılacağı yönündeki kaygıları artırıyor.



