İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya gelen Belirli Konvansiyonel Silahlar Sözleşmesi’ne taraf 128 ülke, kamuoyunda “katil robotlar” olarak bilinen otonom silah sistemlerinin uluslararası düzeyde denetlenmesine yönelik bağlayıcı olmayan tarihi bir metin üzerinde uzlaştı. Yaklaşık 10 yıldır süren zorlu müzakerelerin ardından varılan bu mutabakat, gelecekte hazırlanabilecek yasal bağlayıcılığı olan uluslararası bir anlaşmanın ilk adımı olarak değerlendiriliyor.
Cenevre’de 10 yıllık maratonun ilk somut sonucu
İnsan müdahalesi olmaksızın hedefleri tespit edip vurma kapasitesine sahip silah sistemlerini konu alan müzakereler, üye ülkelerin heyetleri arasında gece geç saatlere kadar devam eden yoğun temasların ardından neticelendi. Uzlaşılan taslak belge, yapay zekâ ve otonom harp teknolojilerinin askeri alandaki sınırlarını çizmeyi amaçlıyor.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), otonom sistemleri “insan müdahalesi olmaksızın hedefini kendisi seçen ve güç uygulayan sistemler” olarak tanımlıyor. Bu sistemlerde insan operatörün rolü yalnızca silahı aktif hale getirmekle sınırlı kalırken, sensörler ve algoritmalar önceden tanımlanmış hedef verilerini eşleştirerek saldırıyı doğrudan gerçekleştiriyor.
Sivil toplumdan “metin zayıflatıldı” eleştirisi
Uzlaşmaya varılmasına karşın insan hakları örgütleri ortaya çıkan nihai metne tepki gösterdi. “Katil Robotları Durdurun” (Stop Killer Robots) Koalisyonu İcra Direktörü Nicole van Rooijen, son üç yıldır titizlikle üzerinde çalışılan maddelerin son saatlerdeki pazarlıklarla önemli ölçüde zayıflatıldığını açıkladı.
Koalisyon, müzakerelerin son aşamasında otonom silah tanımının esnetildiğini ve sivillerin korunmasına yönelik tedbirlerin hafifletildiğini savundu. İnsan hakları savunucuları, metnin bağlayıcılıktan uzak olmasının pratikte sahaya yansımasını sınırlandıracağını vurguluyor.
ABD ve Rusya’nın yasal bağlayıcılık direnci
Müzakere sürecinde en ciddi direnç ABD ve Rusya’dan geldi. Her iki ülke de uluslararası düzeyde yasal bağlayıcılığı olan sert kurallar yerine, devletlerin kendi ulusal kurallarını uygulayabilecekleri esnek prensiplerin benimsenmesini savundu. Özellikle karar alma süreçlerindeki insan kontrolünün niteliği konusunda Washington yönetiminin esnek ifadeler kullanılması yönündeki ısrarı metne yansıdı.
Sahadaki kullanım endişeleri artıyor
Söz konusu uzlaşı kararı; Ukrayna, Sudan ve Orta Doğu’daki çatışmalarda yapay zekâ destekli otonom sistemlerin ve insansız hava araçlarının kullanımının giderek yaygınlaştığı bir dönemde alındı. Kabul edilen ilkelerin yasal bir zorunluluğu bulunmasa da Cenevre’deki bu mutabakatın, otonom silahlara küresel standart getirecek resmi bir uluslararası antlaşma sürecinin zeminini oluşturması bekleniyor.

















