Japon Yeni, Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) parasal sıkılaşma ve faiz artırımı patikasını hızlandıracağına dair beklentilerin güçlenmesiyle dolar karşısında son 7 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. ABD’de bu hafta açıklanacak kritik enflasyon verileri öncesinde dolar endeksi küresel piyasalarda baskı altında kalırken, dolar/yen paritesi yüzde 1,14 düşüşle 154,42 bandına gerileyerek şubat ayından bu yana en düşük seviyesini gördü.
Geçtiğimiz hafta 160 seviyelerinde işlem gören parite karşısında yüzde 2’den fazla değer kazanan Yen, Tokyo ve Washington yönetimlerinin döviz piyasasına ortak müdahaleler gerçekleştirdiği ağustos dönemindeki kazanımlarını da geride bıraktı.
155 direncinin kırılması yükseliş dalgasını tetikledi
MUFG Kıdemli Kur Analisti Lee Hardman, paritenin kritik 155 eşiğini aşağı yönlü kırmasının piyasa algısında dönüm noktası yarattığını vurguladı:
- Kritik taban aşıldı: Yıl boyunca yapılan resmi müdahalelerde 155 seviyesinin denge noktası olarak çalıştığını hatırlatan analistler, bu seviyenin kırılmasının teknik olarak yen lehine güçlü bir yükseliş sinyali oluşturduğunu belirtiyor.
- BOJ faiz patikası: Piyasa fiyatlamaları, BOJ’un 18 Eylül’deki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırma ihtimalini yüzde 75 olarak öngörüyor. Aralık ayında ek bir artış gelme olasılığı ise yüzde 60 seviyesinde seyrediyor.
Carry trade tasfiyesi ve Japon sermayesinin geri dönüşü
Japon Yeni’ndeki toparlanma sadece faiz farkı beklentileriyle sınırlı kalmayıp küresel fon akışlarını da yeniden şekillendiriyor:
- Pozisyonların kapanması: Standard Chartered Küresel Araştırma Başkanı Eric Robertsen, düşük getirili yen borçlanıp yüksek getirili varlıklara yatırım yapan “carry trade” işlemlerinin son yükselişle birlikte hızla çözülmeye başladığını ve küresel varlık dağılımında kırılma yarattığını ifade etti.
- Ucuzlayan enerji desteği: Enerjide dışa bağımlı olan Japonya’nın dış ticaret dengesi, petrol fiyatlarındaki düşüş sayesinde güçlenirken bu durum para birimine doğrudan destek sağlıyor.
- Yurtdışı sermaye akışı: Japon kurumsal yatırımcıların yurtdışındaki getirilerini realize edip ana vatana dönme ihtimali, piyasaların yeni ve kalıcı bir dengelenme sürecine girdiğine işaret ediyor.

















