Orta Doğu’da diplomatik kanallarla kalıcı bir istikrar sağlanması amacıyla yürütülen geniş kapsamlı ateşkes arayışları, İsrail hükümetinin aşırı sağcı kanadından gelen radikal açıklamalarla bir kez daha sekteye uğradı. İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Lübnan’dan düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırılarını gerekçe göstererek Lübnan’ın başkenti Beyrut’un Dahiye bölgesinin acilen ve ağır biçimde bombalanması çağrısında bulundu.
“Her İHA için Dahiye sallanmalı”
Bakan Itamar Ben-Gvir, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, sabah saatlerinde Lübnan topraklarından İsrail’in kuzeyindeki askeri mevzilere yönelik 2 İHA ile gerçekleştirilen operasyona sert tepki gösterdi. Bu gelişmenin ardından askeri misillemenin sınır hattıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Ben-Gvir, doğrudan sivillerin ve Hizbullah unsurlarının yoğunlukta olduğu başkenti hedef aldı.
Başbakan Binyamin Netanyahu ile gerçekleştireceği resmi toplantıda bu konuyu bizzat masaya getireceğini belirten Ben-Gvir, şu tehdit dolu ifadeleri kullandı:
“Sınır hattındaki her bir ihlal için acımasızca ateş açılmalıdır. Gönderilen her bir İHA için Beyrut’un Dahiye bölgesi bombalarla sallanmalıdır. Rejimin bu konuda herhangi bir geri adım atmaya tahammülü yoktur.”
Kabinenin diğer ortağından da “binaları yerle bir edin” çıkışı
Aşırı sağcı koalisyon hükümetindeki savaş çığırtkanlığı sadece Ben-Gvir ile sınırlı kalmadı. Kabinenin bir diğer radikal ismi olan Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de kuzey sınırındaki askeri noktalara düzenlenen İHA operasyonunun ardından benzer bir nefret söylemine imza attı. Smotrich, Lübnan’ın başkenti Beyrut’un Dahiye bölgesindeki tüm stratejik binaların ve yerleşim alanlarının hava saldırılarıyla tamamen yerle bir edilmesi gerektiğini savundu.
Kağıt üzerinde kalan ateşkes süreçleri
İsrail ordusu, Lübnan’a yönelik ilk yoğun hava operasyonlarını ve güney bölgelerini kapsayan kara işgalini 2 Mart tarihinde başlatmıştı. O günden bu yana sivil alanların hedef alınması nedeniyle yerinden edilen Lübnanlıların sayısı 1 milyonu aşarken, Lübnan Sağlık Bakanlığı en az 3 bin 756 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump ve Washington yönetiminin arabuluculuğunda sırasıyla 17 Nisan, 24 Nisan ve 17 Mayıs tarihlerinde farklı sürelerle uzatılan geçici ateşkes kararlarına rağmen cephe hattında silahlar hiç susmadı. Son olarak 3 Haziran’da ABD, Hizbullah’ın Litani Nehri’nin kuzeyine çekilmesi şartıyla “geniş kapsamlı bir ateşkes” formülü sunmuş ancak bu dayatma Hizbullah tarafından reddedilmişti. İsrailli bakanların son “Beyrut’u vurun” çıkışları, bölgedeki kırılgan diplomatik sürecin tamamen çökme riskini barındırdığını bir kez daha kanıtladı.

