Gündem

İmamoğlu ve 3 sanık için ‘siyasal casusluk’ davası başlıyor

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” davasının ardından, Ekrem İmamoğlu ile birlikte Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında açılan “siyasal casusluk” davası yarın başlıyor. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki duruşma salonunda görülecek davada, tutuklu sanıkların 20’şer yıla kadar hapsi isteniyor. Sanıkların ilk duruşmada kapsamlı savunma yapmaları bekleniyor.

İBB veri tabanından sızdırılan kritik bilgiler

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, suç faaliyetlerinin 2019-2025 yılları arasını kapsadığı öne sürülüyor. İddianamede, sanıklardan Hüseyin Gün’ün dijital materyallerinde İBB veri tabanına ait gizli bilgilerin bulunduğu ve bu veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişildiği belirtiliyor. Verilerin, İmamoğlu’nun talimatıyla Necati Özkan üzerinden “Ostin” adlı karanlık dijital platforma aktarıldığı ve bu yolla belediyenin iç yazışmaları ile gizli belgelerine ulaşıldığı iddia ediliyor.

Yabancı istihbarat servisleri ve analiz suçlaması

İddianamenin en dikkat çekici bölümlerinden birini, yabancı istihbarat servisleriyle kurulan bağ iddiaları oluşturuyor. 19 Nisan 2019 tarihinde İmamoğlu’nun imzasıyla Teftiş Kurulu’na gönderilen yazı ile dışarıdan uzmanlara veri kopyalama yetkisi verildiği hatırlatılarak, bu adımın yabancı servisler için yapıldığı öne sürülüyor. Ayrıca, yabancı istihbarat elemanı Aaron Barr ile sanıkların müşterek hareket ederek, kamuoyunda “veri kopyalama” süreciyle ilgili algı operasyonları yürüttükleri değerlendirmesi yer alıyor.

2019 yerel seçimlerine yönelik manipülasyon iddiası

Savcılık, toplanan verilerin sadece kişisel çıkarlar için değil, aynı zamanda Türk siyasetini dizayn etmek amacıyla kullanıldığını savunuyor. İBB veri tabanındaki sır niteliğindeki bilgilerin yabancı bir devlet yararına ve Türkiye Devleti’nin zararına toplandığı ifade edilen iddianamede, “siyasal casusluk” suçunun tüm unsurlarının oluştuğu belirtiliyor. Sonuç olarak, bu faaliyetlerin temel amacının 2019 yerel seçimlerini manipüle ederek İmamoğlu’nun kazanmasını sağlamak ve Türkiye siyasetinde söz sahibi olmak olduğu iddia ediliyor.