Modern futbol bugün katı ve standart kurallarla yönetilse de geçmişte oyunun doğasını altüst eden, takımları akılalmaz stratejilere zorlayan düzenlemeler uygulandı. Bir takımın tur atlamak için kendi kalesine gol attığı, Avrupa şampiyonunun yazı tura atışıyla belirlendiği ya da forvetlerin kaleciye karşı tek başına koştuğu dönemler, futbol kurallarının evriminde unutulmaz izler bıraktı.
Oyunun temposunu artırmak ve beraberlikleri çözmek amacıyla getirilen bu sıra dışı kurallar, zamanla beklenmedik skandallara yol açarak yürürlükten kaldırıldı.
Kendi kalesine gol atıp rakip kaleyi savunan takım
Futbol tarihinin en absürt olaylarından biri 27 Ocak 1994’te Karayip Kupası elemelerinde yaşandı. Barbados’un finallere kalabilmesi için Grenada’yı en az 2 farklı mağlup etmesi gerekiyordu. Maçın 83. dakikasında skor 2-1 iken Barbados’a 1 gol daha lazımdı; ancak turnuva organizatörlerinin koyduğu tuhaf bir kural tüm planı değiştirdi.
Turnuva kurallarına göre hiçbir maç berabere bitemezdi; uzatmalarda atılan “altın gol” ise tabelaya tek değil tam 2 gol olarak sayılıyordu. Normal sürenin bitimine 3 dakika kala Barbadoslu savunma oyuncusu Terry Sealey, rakip kaleyi geçemeyince topu bilerek kendi ağlarına göndererek skoru 2-2 yaptı. Amaç maçı uzatmalara taşıyıp “2 gol değerindeki” altın golü bularak 2 farklı galibiyete ulaşmaktı.
Durumu anlayan Grenada oyuncuları, kalan dakikalarda tur atlayabilmek için hem Barbados kalesine hem de kendi kalelerine gol atmaya çalıştı; çünkü 3-2 mağlup olsalar dahi averajla tur atlayacaklardı. Barbadoslu futbolcular ise son düdüğe kadar her iki kaleyi birden savundu. Uzatmalara taşınan maçı Barbados altın golle 4-2 kazanarak finallere yükseldi. Bu skandalın ardından organizatörler çift gollü altın gol kuralını iptal etti.
Yazı tura atışıyla gelen Avrupa şampiyonluğu
Seri penaltı atışlarının henüz standartlaşmadığı dönemde, eşitliği bozmak için şansa başvuruluyordu. 1968 Avrupa Futbol Şampiyonası yarı finalinde İtalya ile Sovyetler Birliği karşı karşıya geldi. Napoli’deki San Paolo Stadyumu’nda oynanan ve 120 dakikası 0-0 biten maçta, o dönemin kuralları oyuncu değişikliğine de izin vermiyordu.
Uzatma dakikalarında da eşitlik bozulmayınca Alman hakem Kurt Tschenscher, iki takım kaptanını soyunma odasına çağırdı. İtalya Kaptanı Giacinto Facchetti’nin yaptığı madeni para tercihi doğru çıktı ve İtalya sahaya dönüp finale yükseldiğini taraftarlarına müjdeledi. Finalde Yugoslavya ile 1-1 berabere kalan İtalya, iki gün sonra oynanan tekrar maçını 2-0 kazanarak şampiyonluk kupasını kaldırdı.
Altın ve gümüş gol dönemi
Futbola 1993 yılında giren “altın gol” uygulaması, uzatmalarda golü atan takımın maçı anında kazanmasını öngörüyordu. Oliver Bierhoff’un EURO 1996 finalinde Çekya’ya, David Trezeguet’nin ise EURO 2000 finalinde İtalya’ya attığı goller bu kuralın simgeleri oldu. 2001 UEFA Kupası finalinde ise Alaves forması giyen Delfi Geli’nin kendi kalesine attığı kafa golü, Liverpool’a altın golle 5-4’lük tarihi zaferi getirdi.
Takımları aşırı temkinli ve savunma ağırlıklı oynamaya ittiği için 2003’te “gümüş gol” kuralı denendi. İlk uzatma devresinin sonunda önde olan takım maçı kazanıyordu. EURO 2004 yarı finalinde Yunanistan, Çekya karşısında ilk uzatmanın uzatma anlarında Traianos Dellas ile golü bularak maçı bitirdi ve finale çıktı. Kural, takımlara telafi şansı tanımadığı gerekçesiyle turnuvanın hemen ardından tamamen kaldırıldı.
Deplasman golü, kaleciye pas ve ABD tarzı penaltılar
Futbolun akışını değiştiren diğer düzenlemeler ise oyunun hızını doğrudan etkiledi:
- Deplasman golü kuralı (1965-2021): Çift maçlı eliminasyon sisteminde eşitlik halinde dış sahada atılan golün üstün sayılması kuralı, Roma’nın 2018’de Barcelona’yı elediği unutulmaz geri dönüşe zemin hazırlamıştı. UEFA, ev sahibi avantajının modernize olan ulaşım ve sahalarla azaldığını belirterek kuralı 2021’de tarihe gömdü.
- Kaleciye geri pas yasağı (1992): 1990 Dünya Kupası’ndaki Mısır-İrlanda maçı gibi karşılaşmalarda kalecilerin dakikalarca topu elinde tutarak vakit geçirmesi üzerine FIFA, ayakla verilen kasıtlı geri paslarda topun elle tutulmasını yasakladı. Bu devrim, kalecilerin ayak tekniğini geliştirmesini zorunlu kıldı.
- 1925 ofsayt devrimi: Hücum oyuncusunun önünde 3 rakip oyuncu bulunmasını şart koşan ofsayt kuralı 2 oyuncuya düşürüldü. Bir sezonda İngiltere ligindeki gol ortalaması maç başına 2,58’den 3,69’a çıkarak taktiksel devrime yol açtı.
- Amerikan usulü 35 yarda penaltısı (1996-1999): MLS’in ilk yıllarında beraberlikleri çözmek için 11 metre yerine, futbolcunun kaleye 32 metre mesafeden topla koştuğu ve 5 saniye içinde kaleciyi çalımlayıp gol atmaya çalıştığı buz hokeyi tarzı penaltılar uygulandı; ancak geleneksel futbol kamuoyunun tepkisiyle terk edildi.

















