Sudan’da iç savaşın dördüncü yılına girilirken, Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti El-Obeyd (El Obeid) kentine giden ana ikmal hatları Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (RSF) insansız hava aracı (İHA) saldırıları ve ablukası nedeniyle adeta bir mayın tarlasına dönüştü. Kuşatma altındaki sivillere gıda, tıbbi malzeme ve ticari ürün taşıyan kamyonların hedef alınması sonucu şehre giren mallarda %90 oranında düşüş yaşandı.
Tedarik zincirinin kırılmasıyla birlikte temel tüketim maddelerinin fiyatları fırlarken, kuşatma altındaki siviller ağır bir insani felaketle karşı karşıya kaldı.
Dünya zamk borsasından ticari durgunluğa
El-Obeyd Mahsul Pazarı, savaştan önce Sudan’ın tarım ve ormancılık ihracatının en önemli merkezi ve küresel Arap zamkı (gum arabic) ticaretinin en büyük borsası konumundaydı. Ancak süregelen çatışmalar ve lojistik hatların kesilmesi nedeniyle pazar tamamen durgunluğa sürüklendi.
Bölgedeki tüccarlar, RSF’nin pazar yerlerini ve ticari araçları doğrudan hedef aldığını, bunun da taşımacılık risklerini artırarak gıda ve temel tüketim maddelerinde fahiş fiyat artışlarına yol açtığını belirtiyor. Tüm tehlikelere rağmen az sayıda sürücü şehre ürün ulaştırmak için hayatlarını riske atmaya devam ediyor.
18 aylık abluka ve BM’den “ikinci El-Faşir” uyarısı
Hızlı Destek Kuvvetleri’nin kenti tamamen ablukaya almasının üzerinden 18 ay geçerken, Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri El-Obeyd’de El-Faşir kentine benzer bir insan hakları ve insani trajedi yaşanabileceği uyarısında bulundu.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Cenevre’den yaptığı açıklamada kentteki duruma dikkat çekerek şu ihlallere vurgu yaptı:
-
Altyapı Saldırıları: Enerji, su tesisleri ve gıda depolarının İHA’larla yoğun şekilde bombalanması.
-
Saha İnfazları ve Şiddet: Sivillerin kaçış güzergahlarında saha infazları ve cinsel şiddet olaylarının artması.
Dünya Gıda Programı ihtiyaçların ancak yarısını karşılayabiliyor
Savaş nedeniyle ülke genelinde 9 milyon insan ülke içinde yerinden edilirken, 2 milyon kişi ise komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Bu tablo, Sudan krizini dünyanın en büyük yerinden edilme felaketlerinden biri haline getirdi.
Dünya Gıda Programı (WFP), uluslararası fonların azalması ve yerinden edilmiş nüfusun hızla artması sebebiyle bölgedeki ihtiyaç sahiplerinin yalnızca %50’sine gıda yardımı ulaştırabildiğini duyurdu. Yardım kuruluşları, kente giden lojistik koridorların açılmaması halinde El-Obeyd’de toplu açlık krizinin kaçınılmaz olacağını ifade ediyor.



