İstanbul’daki çalışma hayatının ardından emekli olup memleketi Safranbolu’ya bağlı Kuzyakaköseler köyüne yerleşen Miraç Erol, adeta imkansızı başaran bir yaşam öyküsüne sahip. Ölümle mücadelesi 2000 yılında geçirdiği ağır bir trafik kazasıyla başlayan Erol, beş yıl sonra ikinci bir kazada belinin kırılması sonucu bir yıl yatağa bağımlı kaldı. 2015 yılında üçüncü trafik kazasını da atlatan Erol için tehlikeler köy hayatında da peşini bırakmadı.
Doğada ölüm kalım savaşı
Köyünde doğa yürüyüşü yaptığı sırada yavrularıyla birlikte olan bir ayının saldırısına uğrayan Erol, uçurumdan aşağı atılmasına rağmen ağaçlara çarparak hayatta kalmayı başardı. 2025 yılında peş peşe üç kez kalp krizi geçiren, son olarak da birer hafta arayla iki kez arı sokması nedeniyle komaya giren talihsiz adam, her seferinde hastanedeki tedavilerinin ardından yaşama tutundu.
“Dokuz canımı da vermiş oldum”
Yaşadığı sıra dışı olayları halk arasındaki “dokuz canlı kedi” tabirine benzeten Erol, son arı sokmasıyla birlikte tüm haklarını doldurduğuna inanıyor. Bu ruh haliyle kendi mezarını kazmaya karar veren Erol, “Hesapladım, dokuz canımı da vermiş oldum. Buna istinaden mezarımı kazdım. Şimdi ağır ağır hazırlıkları yapıyorum, ileride mezar taşını da ayarlayacağım.” dedi.
Erol’un bu kararı başta ailesi ve komşuları tarafından şaşkınlıkla karşılansa da, eşi yaşadığı onca felaketin ardından durumu normal karşıladığını belirtti. Çevresinden gelen “Hala gençsin” tepkilerine rağmen içinden gelen bir hisle bu hazırlığı yaptığını söyleyen Erol, mezarını günbegün düzenlemeye devam ediyor.

