İstanbul’da düzenlenen Vizyon 100 Zirvesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonominin son on yılların en karmaşık ve kırılgan döneminden geçtiğine dikkat çekti. “Küresel Ekonominin Geleceği” temasıyla gerçekleştirilen zirvede Yılmaz, Türkiye’nin jeopolitik gerilimlerin ortasında bir “istikrar adası” olarak öne çıktığını ifade etti.
“Türkiye yüksek gelirli ülkeler ligine adım atıyor”
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı gösterdiği direncin rakamlara da yansıdığını belirtti. 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye’nin yüzde 35 büyüme kaydettiğini hatırlatan Yılmaz, şu önemli verileri paylaştı:
- Milli Gelir: 2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin milli geliri 1,6 trilyon dolara ulaştı.
- Kişi Başı Gelir: Kişi başı gelir 18 bin dolar barajını aştı.
- Sınıf Atlama: Dünya Bankası kriterlerine göre Türkiye, bu yıl itibarıyla “orta gelirli” ülkeler grubundan “yüksek gelirli” ülkeler ligine geçiş yapıyor.
Enerji ve gıda güvenliği öncelikli gündem
Küresel tedarik zincirindeki kırılmaların ve bölgesel savaşların enerji fiyatlarını tetiklediğini belirten Yılmaz, Türkiye’nin bir enerji ithalatçısı olmasına rağmen arz problemi yaşamadığını vurguladı. Hürmüz Boğazı’ndaki aksamaların küresel petrol ve doğal gaz sevkiyatını olumsuz etkilediğini ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin depolama kapasitesi ve kaynak çeşitliliği sayesinde bu süreci başarıyla yönettiğini ekledi.
Yeni yatırım ve vergi teşvikleri yolda
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”nın detaylarını da paylaştı. Kurban Bayramı öncesinde yasalaşması beklenen paketle birlikte:
- Üretim Odaklı Vergi İndirimi: İhracatçı imalat firmaları için kurumlar vergisinde önemli indirimler yapılacak.
- Transit Ticaret Avantajı: Üçüncü ülkeler arasında yapılan ticaretten elde edilen gelirlerin Türkiye’ye getirilmesi halinde vergi kolaylıkları sağlanacak.
- Nitelikli Hizmet Merkezi: Yüksek katma değerli hizmet ihracatı ve nitelikli insan kaynağını çekmek için yeni teşvik modelleri uygulanacak.
Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi’nin uluslararası sermaye ile entegrasyonu güçlendiren küresel bir üs haline getirilmesinin temel hedefleri arasında olduğunu belirterek konuşmasını tamamladı.

