Büyük dil modellerinin ve görsel üretim araçlarının hızla yaygınlaşması, bilim dünyasında benzeri görülmemiş bir sahtecilik ve nitelik krizini beraberinde getirdi. Uydurma referanslar, yapay zeka ile üretilmiş laboratuvar görselleri ve sahte makale fabrikalarının (paper mills) endüstriyel boyuttaki üretimleri, akademik yayıncılığın temelini oluşturan güven mekanizmasını tehdit ediyor.
Kahire Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyomedikal Fizik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Heba Fehmi ile Wageningen Üniversitesi Bilim İletişimi Bölümü’nden Dr. Niels Mede, yapay zekanın sorunu tek başına yaratmadığını, ancak var olan yayın baskısını ve sahtecilik süreçlerini daha önce görülmemiş bir hıza ulaştırdığını vurguluyor.
Uydurma referanslar ve tespiti zorlaşan sahte veriler
Akademik araştırmalarda yapılan son incelemeler, yapay zeka kaynaklı krizin boyutlarını somut verilerle ortaya koyuyor:
- Hayali Kaynakçada 12 Kat Artış: Yapay zeka modellerinin “halüsinasyon” görerek gerçekte var olmayan ancak bilimsel formatta kusursuz görünen referanslar üretmesi sonucu, bu tip sahte atıflar iki yıl içinde 12 kat arttı. Biyomedikal alanındaki 2,5 milyon makaleyi inceleyen bir araştırma, uydurma referans içeren makale oranının 2023’te 2 bin 800’de bir iken, 2026 başında 277’de bire fırladığını belgeledi.
- Sahte Laboratuvar Görselleri: New England Journal of Medicine dahil dünyanın en prestijli tıp dergileri, yapay zeka ile manipüle edilmiş deney görselleri nedeniyle makaleleri geri çekmek zorunda kaldı.
- Yapay Zeka İzleri: Geri çekilen akademik makaleleri takip eden Retraction Watch platformu, bünyesinde doğrudan chatbot ifadeleri unutulmuş 100’e yakın yayımlanmış makale tespit etti.
Makale fabrikaları yapay zekayla seri üretime geçti
Akademisyenlerin yükselme, fon alma ve mezuniyet için “yayımla ya da yok ol” (publish or perish) baskısı altında olması, para karşılığı makale üreten şebekelerin iştahını kabartıyor. Çin devlet televizyonunun yaptığı bir araştırma, bu fabrikalarda çalışan personelin sohbet botlarını kullanarak kişi başı haftada 30’un üzerinde sahte makale üretebildiğini ortaya çıkardı.
Geçmişte dil bozuklukları ve mükerrer metinlerle kolayca yakalanan bu şebekeler, günümüzde jeneratif yapay zeka sayesinde kusursuz bir akademik üslup yakalayarak tespit mekanizmalarını atlatıyor. Ayrıca ABD Ulusal Sağlık Anketi (NHANES) gibi açık kamu sağlığı verilerini botlara yükleyen şebekeler; D vitamini ile depresyon veya uyku kalitesi ile kalp hastalığı gibi çok faktörlü karmaşık ilişkileri şablon makalelere dönüştürerek dergilere pazarlıyor.
İngiliz Tıp Dergisi’nde (BMJ) yayımlanan kapsamlı bir araştırma, incelenen 2,6 milyon kanser araştırmasının yaklaşık yüzde 10’unun bu şebekeler tarafından üretildiğinden şüphelenildiğini; kanser alanındaki şüpheli yayın oranının son 20 yılda yüzde 1’den yüzde 16’ya çıktığını ortaya koydu.
Bilimsel krize karşı 5 aşamalı çözüm önerisi
Uzmanlar, bilimin itibarını korumak için çok katmanlı bir denetim mekanizmasının devreye sokulması gerektiği konusunda birleşiyor:
- Nicelik Değil Nitelik Odaklı Değerlendirme: Akademisyenlerin ve üniversitelerin yalnızca yayımladıkları makale adedine ve yayın primlerine göre değil, araştırmanın kalitesine göre değerlendirilmesiyle talep zincirinin kırılması gerekiyor.
- Yapay Zeka Destekli Erken Tarama: Dergilerin hakem sürecinden önce otomatik araçlarla yazar kimliklerini, referansların gerçekliğini ve görselleri taraması önem taşıyor. Mevcut filtreler şimdiden ayda yaklaşık bin sahte makaleyi yayından önce yakalıyor.
- Uluslararası Yayıncı Dayanışması: United2Act gibi küresel girişimlerle dergiler arası eş zamanlı makale sunumları ve şüpheli hakem çeteleri engellenmeli.
- Ham Veri Paylaşımı Zorunluluğu: Makale metinlerinin üretimi kolaylaşsa da bağımsız araştırmacılar tarafından yeniden analiz edilebilecek tutarlı ham verilerin uydurulması çok daha zor olduğundan, araştırmacıların ham veri setlerini kamuya açması şart koşulmalı.
- Şeffaf İletişim ve Öz Eleştiri: 68 ülkede yapılan kamuoyu araştırmaları bilim insanlarına güvenin genel olarak yüksek olduğunu gösteriyor. Ancak bilim camiasının sahte makaleleri gizlemek yerine şeffafça geri çekip duyurması, bilimin kendi kendini onaran güvenilir bir mekanizma olduğunu halka anlatmanın en doğru yolu olarak öne çıkıyor.


















