Avuca sığıyor ve ışık saçıyor: Hint Okyanusu’nda yeni tür!

Mauritius açıklarında keşfedilen 21,5 santimetrelik minyatür fener köpekbalığı, dünyanın en küçük yırtıcıları arasına girdi.

Avuca sığıyor ve ışık saçıyor: Hint Okyanusu'nda yeni tür!

Hint Okyanusu’ndaki ada ülkesi Mauritius açıklarında, yüzeyin yüzlerce metre altında yaşamını sürdüren ve daha önce bilim dünyasınca bilinmeyen minyatür bir köpekbalığı türü keşfedildi. Journal of the Ocean Science Foundation dergisinde yayımlanan çalışmayla literatüre kazandırılan türe “Etmopterus bulbosus” adı verilirken, şişkin ve kemerli burun yapısı sebebiyle tür yaygın olarak “büyük burunlu fener köpekbalığı” şeklinde tanımlandı.

Köpekbalıklarına dair devasa cüsseli kalıpları yıkan bu yeni tür, yalnızca 21,5 santimetrelik uzunluğuyla yetişkin bir insanın avuç içine sığabilecek boyutta. Mevcut ölçüleri, onu bilinen en küçük köpekbalığı olan cüce fener köpekbalığından (Etmopterus perryi – 21,2 cm) yalnızca birkaç milimetre daha büyük kılıyor ve gezegenin en küçük yırtıcıları arasına yerleştiriyor.

Tek bir dişi örnekten gelen tarihi keşif

Yeni tür, bilimsel araştırma gemisi “Dr. Fridtjof Nansen” tarafından yürütülen saha taramaları sırasında 400 ila 500 metre derinlikten çekilen dip trolü ağıyla yakalandı. Türün tüm morfolojik ve taksonomik tanımı tek bir dişi bireye dayanıyor. Bilim insanları, tek bir örneğin yeterliliğini doğrulamak adına yalnızca fiziksel özelliklerle yetinmeyip detaylı anatomik incelemeler ve genetik barkodlama analizleri gerçekleştirdi.

Yeni tür, fener köpekbalıkları cinsi (Etmopterus) içerisinde “Etmopterus pusillus” kladı altına yerleştirildi. Ailenin diğer üyeleri gibi derisindeki “fotofor” adı verilen özel hücreler sayesinde biyolüminesans (biyolojik ışık) yayma yeteneğine sahip olan tür, okyanusun zifiri karanlığında parlayabiliyor. Bu ışıma; derin sularda iletişim, avlanma ve alttan bakan avcılara karşı silüetini gizleme (karşıt aydınlatma kamuflajı) işlevi görüyor.

Şişkin burun ve dikenimsi pullar

Türün teşhis edilmesinde en belirleyici anatomik ayrıntı, ona adını veren belirgin şişkin burnu oldu. Bu yapı, türü Doğu Afrika ve Madagaskar kıyılarında yaşayan yakın akrabası “Etmopterus sentosus”tan kesin biçimde ayırıyor. Ayrıca göğüs yüzgecinin gerisinde yer alan ve deriyi kaplayan zırh benzeri dikenimsi “dermal dişçik” kümelerinin dizilimi de yeni türe özgü benzersiz bir form sergiliyor.

Çalışmada yer alan Pasifik Köpekbalığı Araştırma Merkezi Direktörü Dr. David Ebert, geniş burun ve nispeten iri göz yapısının, türün orta derinlik kuşağında (mezopelajik) koku ve görme duyularını yoğun biçimde kullanarak avlandığına işaret ettiğini kaydetti.

Genetik analiz bağımsız tür olduğunu kanıtladı

Güney Afrika Stellenbosch Üniversitesi genetik laboratuvarında gerçekleştirilen DNA analizlerinde, “Sitokrom c Oksidaz” (COI) geni incelendi. Elde edilen veriler, Etmopterus bulbosus’un en yakın akraba türlerle dahi yüzde 10,29’luk belirgin bir genetik farklılığa sahip olduğunu ortaya koyarak morfolojik ayrımı moleküler düzeyde tescilledi.

Henüz tek bir örnek üzerinden bilinmesi sebebiyle popülasyon büyüklüğü ve dağılım sınırları gizemini koruyan fener köpekbalığı, derin okyanus ekosistemlerinde halen keşfedilmeyi bekleyen zengin biyoçeşitliliğin en yeni kanıtı olarak değerlendiriliyor.

Avuca sığıyor ve ışık saçıyor: Hint Okyanusu’nda yeni tür!
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.