Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, ABD Başkanı Donald Trump ile 15 Ağustos 2025’te gerçekleştirdiği tarihi Alaska Zirvesi’nin üzerinden tam bir yıl geçti. O dönemde Batı ittifakındaki çatlakları derinleştiren ve Moskova’yı yeniden küresel diplomasinin merkezine taşıyan bir kazanım olarak görülen zirve, aradan geçen sürede Kremlin adına kesin ve nihai bir zafere dönüşemedi.
Newsweek dergisinde yer alan analize göre, Putin doğrudan temas kanalı açarak siyasi bir ivme yakalasa da Ukrayna sahasındaki dengeler tek taraflı bir çöküşe izin vermedi. Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, ilk başta Putin’in somut tavizler vermeden zirveden mutlak kazançla ayrıldığını düşündüğünü, ancak geçen bir yılın ardından askeri dengelerin Rusya için kesin bir sonucu garanti etmediğini belirtti.
Ukrayna direnişi ve Rusya derinliklerine taşınan savaş
Alaska Zirvesi sonrasında Washington’ın Kiev’e yönelik baskılarına ve toprak feragati içeren 28 maddelik ateşkes planı iddialarına rağmen, Ukrayna; Avrupa, Kanada ve Japonya’nın desteğiyle direncini korudu. Ankara’daki son NATO Zirvesi’nde onaylanan 81 milyar dolarlık yeni destek paketi, Avrupa’nın Ukrayna’ya yönelik askeri taahhütlerini tazeledi.
Kiev yönetimi ayrıca uzun menzilli insansız hava araçlarıyla savaşı Rusya’nın iç kesimlerine taşıdı. Rafinerilere, yakıt depolarına ve kritik enerji altyapılarına düzenlenen operasyonlar, savaşın maliyetini doğrudan Rusya topraklarında hissettirdi.
Yıpratma savaşı ve Orta Doğu geriliminin etkisi
Buna karşın Rus ordusu sahada yavaş ama sürekli bir ilerleme stratejisini koruyor. Ukrayna tarafında ise özellikle Patriot gibi hava savunma füzelerindeki yetersizlik ve enerji şebekesindeki ağır tahribat ciddi bir kırılganlık yaratıyor.
Washington’ın odak kayması ve riskler
-
Orta Doğu faktörü: ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri harekatı, Washington’ın dikkatini ve mühimmat rezervlerini Orta Doğu’ya kaydırarak Ukrayna’ya verilen desteğin geri plana düşmesine neden oldu.
-
Uzun süreli yıpratma: Uzmanlar, ABD’nin odak kaymasının Rusya’nın sürdürdüğü yıpratma savaşına avantaj sağladığına dikkat çekiyor.
-
Belirsizlik: Analistler, mevcut krizin taraflardan birinin mutlak zaferinden ziyade, azalan uluslararası ilgi ve çoklu jeopolitik krizler gölgesinde uzayan bir çıkmaza dönüştüğünü vurguluyor.



