Brezilya’nın Amazon bölgesinde çevre suçları, yerli hakları ve toprak ihtilafları üzerine bağımsız habercilik yapan “Tapajós de Fato” haber kuruluşu, yaklaşan kritik genel seçimleri takip etmeme kararı aldı. Pará eyaletinde faaliyet gösteren sitenin yönetimi, çalışanların ve ailelerinin can güvenliğini korumak adına bu kararı almak zorunda kaldıklarını açıkladı.
Haber merkezine yönelik baskılar ilk olarak 2022 başkanlık seçimleri sürecinde başladı. Ekip aracının lastiklerinin kesilmesinin ardından, sitenin kurucularından gazeteci Marcos Wesley Pedroso’nun aracının yakınında kesik bir kedi başı ile “Sıradaki sensin” yazılı bir tehdit notu bulundu. Geçtiğimiz aylarda ise şüpheli kişilerin Pedroso’nun evinin çevresinde keşif yaptığı ve aracına kasıtlı olarak çarpılarak gazetecinin dışarı çekilmeye çalışıldığı güvenlik kameralarına yansıdı.
Gazetecilere yönelik şiddet ve sansür sarmalı
Haber ekibine yönelik tehditlerin dozu ilk kez seçim takibini engellemiyor. Tapajós de Fato, 2024 yerel seçimleri sürecinde de bir muhabirlerinin ofis yakınlarında bıçaklanması ve art arda gelen tehditler sebebiyle sandık sürecini izlememe kararı almıştı. Sitenin kurucuları, haber merkezinin doğrudan çevre tahribatını, yasa dışı pestisit kullanımını ve yerli halkların arazilerine el koyan çıkar gruplarını hedef alması nedeniyle açık hedef haline geldiklerini belirtiyor.
Brezilya’daki basın meslek örgütleri, bir haber kuruluşunun çalışanlarının hayatından endişe duyarak seçim takibini bırakmak zorunda kalmasını basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı adına son derece kaygı verici bir gelişme olarak nitelendirdi. Ülkede özellikle seçim dönemlerinde gazetecilere yönelik fiziksel ve dijital saldırıların tırmandığı biliniyor.
Tarihi seçim öncesi derinleşen güvenlik endişesi
Pazar günü sandık başına gidecek olan Brezilya’da seçmenler; devlet başkanlığı, eyalet valilikleri, federal senato, temsilciler meclisi ve eyalet meclisleri için oy kullanacak. Çevre ve Amazon politikalarının doğrudan oylandığı bu tarihi süreçte Tapajós de Fato, seçimleri takip etmeyeceğini ancak bölgedeki yerli hakları ve çevre mücadelelerini aktarmayı sürdüreceğini bildirdi.

















