Suriye ve Lübnan ulaştırma bakanları, Şam’da düzenlenen ortak basın toplantısında iki ülke arasındaki demir ve kara yolu bağlantılarını canlandırmayı hedefleyen yeni bir yol haritası duyurdu. Proje kapsamında Lübnan’ın Trablus Limanı’ndan Suriye’nin Humus kentine uzanacak demir yolu hattının faaliyete geçirilmesi ve bu hattın Türkiye, Irak, Ürdün ve Körfez ülkelerini kapsayan bölgesel ağa entegre edilmesi hedefleniyor.
Teknik ekiplerin önümüzdeki haftalarda çalışmalara başlayacağını belirten bakanlar, altyapı inşasının devletler tarafından üstlenileceğini, işletmenin ise özel sektöre devredileceğini açıkladı.
Beş yıllık bölgesel entegrasyon vizyonu
Suriye Ulaştırma Bakanı Yarub Süleyman, ülkedeki 2 bin 554 kilometrelik demir yolu ağının yaklaşık 1054 kilometresinin (yüzde 40) hâlihazırda çalışır durumda olduğunu ve Lübnan sınırındaki kısmın aktif bulunması sebebiyle doğrudan bağlantının teknik olarak hızla kurulabileceğini bildirdi.
Süleyman, 5 yıllık plan doğrultusunda Suriye’nin komşu ülkeler Türkiye, Ürdün ve Irak ile demir yolu entegrasyonunu tamamlamayı hedeflediklerini dile getirdi. Suudi Arabistan’ın da Suriye, Ürdün ve Türkiye üçlü hattını kendi topraklarına ulaştıracak kara köprüsüne ilgi duyduğunu belirten Süleyman, bu projenin Doğu Akdeniz ile Basra Körfezi arasında stratejik bir ticaret koridoru oluşturacağını ifade etti.
Sınır kapıları ve liman kapasiteleri genişletiliyor
Lübnan Ulaştırma Bakanı Fayez Rasamny, Masnaa Sınır Kapısı’ndaki yoğunluğu azaltmak için Abbudiye Sınır Kapısı’nın birkaç hafta içinde, ardından da Arida Sınır Kapısı’nın hizmete açılacağını duyurdu.
Bölgesel ticarette limanların kritik rol oynayacağını vurgulayan Rasamny, şu hedefleri paylaştı:
Trablus Limanı: Yıllık 300 bin konteyner olan kapasite 1 milyon 200 bine çıkarılacak ve limanın Kleyat Havalimanı ile Abbudiye Sınır Kapısı’na entegrasyonu sağlanacak.
Beyrut Limanı: Ülke genelindeki liman kapasitesinin toplamda 3 milyon konteynere ulaştırılması planlanıyor.
Bakanlar, Suudi ve Kuveytli şirketlerin Suriye’deki kara yolu ıslah projelerindeki deneyimlerine dikkat çekerek Arap ve uluslararası yatırımcıları bölgedeki lojistik, tarım ve sanayi potansiyelini değerlendirmeye davet etti.

















