ABD’nin en yaşlı insanı 116 yaşına girdi: Uzun yaşamın sırrı ne?

116 yaşına basan Naomi Whitehead ABD'nin en yaşlı kişisi oldu. Bilim insanları uzun yaşamın ardındaki genetik sırları araştırıyor.

ABD'nin en yaşlı insanı 116 yaşına girdi: Uzun yaşamın sırrı ne?
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Amerika Birleşik Devletleri’nin Georgia eyaletinde 26 Eylül 1910 tarihinde dünyaya gelen Naomi Whitehead, Pensilvanya’nın Greenville kentinde 116. yaş gününü kutladı. Gerontology Research Group ve LongeviQuest verilerine göre Whitehead, ABD’nin yaşayan en yaşlı insanı, dünya genelinde ise 117 yaşındaki İngiliz Ethel Caterham’ın ardından yaşayan en yaşlı ikinci kişi unvanını elde etti.

Whitehead’in ulaştığı bu sıra dışı yaş, bilim dünyasının uzun yıllardır yanıt aradığı “Neden bazı insanlar bir asrı aşkın süre sağlıklı yaşayabiliyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Genetik faktörler yüzde 50’nin üzerinde etkili olabilir

Uzun yıllar boyunca insan ömründeki farklılıkların yalnızca yüzde 20 ila 25’inin genetikle, geri kalan büyük kısmının ise çevre ve yaşam tarzıyla ilişkili olduğu kabul ediliyordu. Ancak Ocak 2026’da prestijli bilim dergisi Science’ta yayımlanan kapsamlı bir araştırma, bu dengeyi değiştirdi.

İskandinav ülkelerindeki ikiz gruplarına ait yüzyılı aşkın verileri inceleyen ve kaza, enfeksiyon ya da şiddet gibi dışsal ölüm nedenlerini biyolojik yaşlanmadan ayıran araştırmacılar, biyolojik ömrün kalıtım oranının yüzde 50’yi aşabileceğini belirledi. Uzmanlar, özellikle 110 yaş ve üzerini gören “süper asırlık” bireylerde genetik koruyucu kalkanın belirleyici olduğunu ifade ediyor.

2024 yılında 117 yaşında hayatını kaybeden İspanyol Maria Branyas Morera üzerinde yapılan biyolojik incelemeler de bu tezi güçlendiriyor. Morera’nın kan, tükürük ve bağırsak mikrobiyomunu inceleyen araştırmacılar, hücrelerinin ve bağışıklık sisteminin kendisinden on yıllarca genç insanlarla benzer özellikler taşıdığını ve vücudunda iltihaplanma seviyelerinin son derece düşük olduğunu tespit etmişti.

Asırlık ebeveynlerin çocuklarında hastalık riski çok daha düşük

Ağustos 2026’da JAMA Network Open dergisinde yayımlanan ve 4 bini aşkın kişinin takip edildiği bir diğer araştırma ise genetik avantajın nesillere aktarıldığını ortaya koydu.

100 yaşını aşmış kişilerin çocuklarının, yaşıtlarına kıyasla:

  • Genel ölüm riskinde yaklaşık yüzde 42,
  • Kalp ve damar hastalıkları riskinde yüzde 33,
  • Yüksek tansiyon riskinde ise yüzde 32 oranında düşüş görüldü.

Ayrıca bu grupta yüksek tansiyonun ortaya çıkış yaşı ortalama 5 yıl gecikirken, beklenen yaşam süresinin de akranlarına göre yaklaşık 3 yıl daha uzun olduğu kaydedildi.

Sihirli bir formül yok: Genetik ve çevre etkileşimi

Bilim insanları, genetik yatkınlığın tek başına mucize yaratmadığına ve doğrudan geleceği belirleyen mutlak bir kader olmadığına dikkat çekiyor. Hayatı boyunca hiç sigara ve alkol kullanmayan Naomi Whitehead’in babasının da 90’lı yaşlarına kadar yaşadığı biliniyor.

Uzmanlar; Akdeniz tipi dengeli beslenme, düzenli fiziksel hareketlilik, bağırsak mikrobiyomunun korunması, tütün ve alkolden uzak durulması ile sosyal bağların güçlü tutulmasının koruyucu genlerle birleştiğinde ömrü uzattığını vurguluyor. Modern bilim henüz insanı 110 yaşına taşıyacak sihirli bir hap ya da diyet listesi geliştirebilmiş değil; ancak Whitehead gibi istisnai örnekler, vücudun yaşlanmayı nasıl geciktirebildiğini anlamak için hayati veriler sunmaya devam ediyor.

ABD’nin en yaşlı insanı 116 yaşına girdi: Uzun yaşamın sırrı ne?

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin