Kuzey Denizi tabanının derinliklerindeki Jura dönemine ait kayaç katmanları, antik deniz yaşamına dair alışılagelmişin dışında bir biyolojik kaydı gün yüzüne çıkardı. Norveç açıklarındaki deniz sondaj kuyularından çıkarılan karot örneklerinde, dev bir iskelet ya da yırtıcı dişi yerine, yaklaşık 160 milyon yıl önce yaşamış bir deniz canlısının çıkardığı ve zamanla taşlaşan sindirilmemiş besin yumruları bulundu.
Geological Magazine dergisinde yayımlanan bilimsel araştırmaya göre, bulunan bu kütlelerin Jura döneminde yaşamış uzun boyunlu deniz sürüngenleri olan plezinozorlara ait fosilleşmiş kusmuk (regürjitasyon) olduğu belirlendi. Keşif, bu dev antik canlıların beslenme alışkanlıkları ve avlanma stratejilerine dair nadir bilimsel veriler sundu.
Sıra dışı kimyasal ve fiziksel yapı sırrı çözdü
Norveçli enerji şirketi Equinor ASA bünyesinde görev yapan jeolog Dirk Knaust, Troll petrol sahası ve çevresindeki orta ve geç Jura katmanlarından alınan binlerce metrelik sondaj numunelerini incelerken bu yapılara ulaştı. Çapı birkaç santimetreyi geçmeyen yumruların içinde bütün ve kırık kabuklar, tüp solucanı ve deniz lalesi kalıntıları ile karadan sürüklenmiş bitki parçalarının sıkışmış halde bulunduğu görüldü.
Knaust, materyallerin dalga ya da akıntılarla geniş bir tabakaya yayılmak yerine kompakt ve yoğun yumrular halinde toplanmış olmasının, ayrıca kabuk kenarlarındaki erimelerin mide asidine işaret ettiğini belirtti. Dışkı fosillerinde (koprolit) görülen fosfatik yapının aksine bu kütlelerin kireçli yapıda olması, parçaların bağırsaklardan geçmeden kusma yoluyla çıkarıldığını kanıtladı.
160 milyon yıllık ziyafetin sahibi plezinozorlar
Jura denizlerinde sert kabuklu canlıları tüketebilen pek çok antik köpekbalığı ve deniz timsahı bulunsa da araştırmacılar en güçlü adayın orta boylu ve uzun boyunlu plezinozorlar olduğunu tespit etti.
Boyları 4 ila 8 metreye ulaşan bu deniz sürüngenlerinin küçük, sivri ve birbirine yakın diş yapılarının kabukluları, yumuşakçaları ve dip canlılarını yakalamaya son derece elverişli olduğu biliniyor. Uzmanlar, hayvanların açık denizlerde avlandıktan sonra kıyı ve delta bölgelerine gelerek bu sindirilemeyen sert kütleleri ağız yoluyla dışarı attığını, tortul tabakaların altına hızla gömülen bu kalıntıların akıntılardan korunarak günümüze ulaştığını değerlendiriyor.
Diğer avcı ihtimalleri ve araştırmanın sınırları
Bilim insanları plezinozorların baş şüpheli olduğunu belirtmekle birlikte, kabuk kırmaya uygun diş yapısına sahip Hybodont cinsi antik köpekbalıklarının da bu fosilleri üretmiş olabileceği ihtimalini dışlamıyor.
Örneklerin doğrudan bir iskeletin mide bölgesinden değil, derin sondaj kuyusu tortularından çıkarılmış olması ve aradan geçen 160 milyon yıllık jeolojik süreçte minerallerin kütle yapısını kısmen değiştirmesi, araştırmanın karşılaştığı en temel sınırlılıklar arasında yer alıyor.

















