Washington ile Havana arasındaki gerilim, Beyaz Saray’dan gelen son yaptırım kararıyla yeni bir boyuta taşındı. ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan kararname; Küba hükümetinin temsilcilerini, üst düzey yetkililerini ve hükümete maddi destek sağlayan tüm unsurları doğrudan hedef alıyor. Kararname kapsamında, hükümetin yolsuzluklarına veya insan hakları ihlallerine ortak olduğu tespit edilen kişilere karşı da sert tedbirler uygulanacak.
Bankacılık sistemine erişim kısıtlanıyor
Yeni düzenleme, Küba’nın küresel finansal sisteme erişimini tamamen kesmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda, yaptırım listesindeki kişi ve kuruluşlarla ticari veya finansal işlem yapan üçüncü taraflara da “ikincil yaptırımlar” uygulanmasının önü açıldı. Beyaz Saray, söz konusu kararın “Küba’nın bölgedeki zararlı etkisine karşı koymak” amacıyla alındığını savunurken, bu hamlenin Havana üzerindeki ekonomik baskıyı zirveye taşıması bekleniyor.
Havana’dan sert tepki: “Tesadüf değil”
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada ABD’nin bu adımlarını “tek taraflı zorlayıcı tedbirler” olarak niteleyerek reddettiklerini bildirdi. Kararın Küba’da geleneksel olarak kutlanan 1 Mayıs Uluslararası İşçi Bayramı’nda açıklanmasına dikkat çeken Rodriguez, zamanlamanın manidar olduğunu ve bunun Küba halkına yönelik bir baskı denemesi olduğunu ifade etti.
Uluslararası hukuk vurgusu
Bakan Rodriguez, ABD’nin üçüncü ülkelere veya kuruluşlara yaptırım dayatma hakkı olmadığını belirterek, bu durumun Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık bir ihlali olduğunu savundu. Bölgesel analistler, 2026 yılının başından bu yana artan yaptırımların Küba ekonomisindeki enerji ve gıda krizini daha da derinleştirebileceğine dikkat çekiyor.

