Villanova Üniversitesi’nden araştırmacı Dina Skolnick Weisberg liderliğinde yürütülen ve Judgment and Decision Making dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, yapay zeka tarafından üretilen metinlerin insan yazımı eserlere kıyasla daha kolay fark edildiği ve daha düşük kaliteli olduğu yönündeki yaygın algıyı yıktı. İngiliz The Guardian gazetesinde yer alan habere göre, farklı geçmişlere sahip 1.682 kişinin katıldığı deneyde yapay zeka hikayeleri genel kalite ve okuyucuyu içine çekme açısından insan yazımı hikayeleri geride bıraktı.
Araştırma kapsamında katılımcılara 3’ü insan, 3’ü ise ChatGPT tarafından yazılmış benzer atmosferdeki 6 farklı hikayeden örnekler sunuldu.
Katılımcılara yönlendirici etiketler verildi
Araştırma ekibi ilk aşamada katılımcıları sınamak adına hikayelerin yazarları hakkında yanıltıcı bilgiler verdi. Bazı katılımcılara yapay zeka ürünü bir metnin insan tarafından yazıldığı, insan kaleminden çıkan bir metnin ise yapay zeka tarafından üretildiği söylendi. Metnin bir “insan” tarafından yazıldığının söylenmesi, metin aslında yapay zeka üretimi olsa dahi okuyucu gözündeki beğeni puanını artırdı.
Çalışmanın 905 kişiyle yapılan ikinci aşamasında ise katılımcılardan önlerine konan metinlerden hangisinin yapay zekaya, hangisinin insana ait olduğunu tahmin etmeleri istendi. İlk denemede okuyucuların yalnızca yüzde 40’ı yapay zeka metinlerini doğru tespit edebilirken, tekrarlanan testlerde bu oran ancak yüzde 52’ye çıkabildi.
Edebiyat tecrübesi farkı bulmaya yetmedi
Araştırma sonuçları, genel okuyucu kitlesinin veya edebiyat meraklılarının yapay zeka ile insan yazımı arasındaki farkı ayırt etmede yetersiz kaldığını ortaya koydu. Yalnızca yapay zeka teknolojileri konusunda teknik deneyime sahip olan kişilerin yapay zeka metinlerini tespit etmede daha başarılı olduğu görüldü.
Araştırmayı yürüten Weisberg, çıkan sonuçların insanların yazmayı bırakması gerektiği anlamına gelmediğini vurguladı. Okuyucuların yapay zeka metinlerini daha “akıcı ve sürükleyici” bulduğunu belirten Weisberg, “insan” etiketli metinlere verilen yüksek puanların gerçek bir kalite farkından ziyade samimiyet ve özgünlük arayışından kaynaklandığını ifade etti. Katılımcıların tercihlerinin derin edebi içeriklerden ziyade kolay okunabilir metinlere yöneldiği kaydedildi.



