Associated Press (AP) haber ajansının bildirdiğine göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, geçtiğimiz yıl harcama kısıntıları kapsamında askıya aldığı Çin’in küresel nüfuzunu engellemeye yönelik programların finansmanını yeniden artırma kararı aldı.
ABD yönetimi, Çin’in telekomünikasyon sektöründeki genişlemesini sınırlandırmak amacıyla Karayipler ve Orta Amerika’daki eskimiş deniz altı iletişim kablolarının yenilenmesi için 175,8 milyon dolar kaynak ayıracağını Kongre’ye bildirdi.
Karayipler ve Panama Kanalı’nda Çin endişesi
Washington yönetimi; Çin’in Amerika kıtasındaki altyapı projeleri, telekomünikasyon yatırımları ve özellikle Panama Kanalı’nın her iki ucundaki liman sahiplikleri gibi faaliyetlerinden duyduğu derin endişeyi dile getirdi.
AP’ye konuşan ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, Çin’in Batı Yarımyüre’deki ekonomik faaliyetlerinin ABD ulusal güvenliği ve refahı açısından risk oluşturduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
“Çin tarafından yürütülen projeler başlangıçta daha ucuz görünebilir; ancak uzun vadede daha yüksek bakım maliyeti, daha düşük performans ve ciddi güvenlik riskleri barındırmaktadır.”
“Çin’in ucuz parası egemenliğe mal olur”
ABD Dışişleri Bakanlığı Batı Yarımyüre İşleri Bürosu, geçtiğimiz şubat ayında Latin Amerika’daki kritik altyapılarda artan Çin etkisine karşı uyarılarda bulunmuştu. Özellikle Peru’daki en büyük limanlardan biri olan Chancay Limanı’nın kontrolünün Çinli şirketlerin eline geçmesi nedeniyle Peru’nun tam denetim yetkisini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığı ifade edilmişti.
ABD’li yetkililer yaptıkları resmi açıklamada, “ABD, Peru’nun kritik altyapısını denetleme konusundaki egemenlik hakkını desteklemektedir. Bu durum bölge ve dünya için bir ders olmalıdır; zira Çin’in ucuz parası nihayetinde egemenliğe mal olmaktadır” ifadelerini kullanmıştı.
Kuşak ve Yol’a karşı ABD hamlesi
Trump yönetiminin bu adımı; Latin Amerika’da enerji, liman ve telekomünikasyon sektörlerinde varlığını artıran Çin’in “Kuşak ve Yol İnisiyatifi”ne karşı ABD’nin söylemini ve ekonomik hamlelerini sertleştirdiğini gösteriyor.
Venezuela ve Küba’da yaşanan son gelişmelerin ardından Washington’ın, bölge ülkelerinin Pekin’e olan bağımlılığını azaltmak amacıyla siyasi baskı araçları ile ekonomik teşvik mekanizmalarını eş zamanlı olarak devreye sokmayı hedeflediği belirtiliyor.



