Telegraph ve Politico sahibinden şok dayatma: Ya destekle ya istifa et
Dünya

Telegraph ve Politico sahibinden şok dayatma: Ya destekle ya istifa et

Medya dünyası, Alman yayıncılık devi Axel Springer’in Üst Yöneticisi (CEO) Mathias Döpfner’in açıklamalarıyla sarsılıyor. Politico ve The Telegraph gibi saygın haber kuruluşlarının sahibi olan Döpfner, bünyesinde çalışan gazetecilerin kurumun İsrail yanlısı çizgisine sadık kalmaları gerektiğini, aksi takdirde istifa etmelerinin en iyi seçenek olduğunu ima etti.

Haber merkezinde “tarafsızlık” krizi

Politico çalışanları, Döpfner’in son dönemde kaleme aldığı görüş yazılarının kurumun “tarafsız haber kaynağı” olma kimliğine zarar verdiği gerekçesiyle bir protesto mektubu yayımlamıştı. Özellikle İsrail-Filistin meselesine dair dayatılan ideolojik çizginin editöryal bağımsızlığı tehdit ettiğini savunan gazetecilere Döpfner’in cevabı oldukça sert oldu. Sızdırılan ses kayıtlarına göre Döpfner, 40 dakikalık bir toplantıda şu ifadeleri kullandı:

“Temel ilkelerimize katılmayan hiç kimse Axel Springer için çalışmamalı. Eğer bu değerler sizin için çekici değilse, başka şirketlerde çalışmanızı tavsiye ederim.”

“Siyonizm her şeyin üstündedir”

Döpfner, İsrail’e bağlılığın; özgürlük, serbest piyasa ve ifade özgürlüğü gibi şirketin beş temel “esas”ından biri olduğunu savundu. Geçtiğimiz yıl sızdırılan e-postalarında “Siyonizm her şeyin üstündedir. İsrail benim ülkem” dediği bilinen Döpfner, toplantıda İran yönetimini “terörist” ve “kitle katili” olarak tanımlayarak kendisine yönelik eleştirileri reddetti.

Basın özgürlüğü tartışmaları alevlendi

Bu açıklamalar, medya kuruluşlarının mülkiyet yapısının haber içerikleri üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdı. Gazetecilik örgütleri, bir medya patronunun çalışanlarına siyasi bir duruşu zorunlu kılmasının basın etiğiyle bağdaşmadığına dikkat çekiyor. Axel Springer’in son olarak The Telegraph’ı da bünyesine katmasıyla, Avrupa ve ABD’deki haber merkezlerinde “ideolojik sansür” endişesi derinleşiyor. Gazze’deki insani kriz devam ederken, büyük bir medya imparatorluğunun bu denli keskin bir saf tutması uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu.