Gazze Şeridi’nde 10 Ekim 2025 tarihinde ilan edilen ateşkes anlaşmasına rağmen, bölgeden gelen raporlar sahadaki durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. İsrail ordusu, çatışmaların ardından kontrol altına aldığı Gazze Şeridi’nin hem güney hem de kuzey bölgelerinde sistematik yıkım faaliyetlerine devam ediyor.
Güvenlik kaynaklarından ve bölgedeki gözlemlerden edinilen bilgilere göre, operasyonlar özellikle Refah, Han Yunus ve Gazze şehirlerinde yoğunlaşıyor. İsrail askeri unsurları, topçu bombardımanı ve ağır silah atışlarıyla, savaşın ardından ayakta kalmayı başaran çok sayıda konut ve altyapı tesisini yerle bir etti. Yıkım operasyonları sırasında bölgede sık sık şiddetli patlamaların yaşandığı bildirildi.
“Amaç mekansal hafızayı silmek”
Bölgeyi takip eden uzmanlar, gerçekleştirilen bu geniş çaplı yıkımların basit bir enkaz temizleme veya operasyonel ihtiyaç olmadığını belirtiyor. Yapılan analizlerde, İsrail’in bu adımlarının arkasındaki temel stratejinin; şehrin mekansal hafızasını tamamen silerek bölgenin demografik yapısını değiştirmek olduğu vurgulanıyor.
Han Yunus ve Refah gibi bölgelerin kuzeybatısında, yaşanabilir tek bir alanın bile bırakılmadığı bu operasyonlarda, Gazze kentinin Tuffah Mahallesi ve Senafor Kavşağı gibi kritik noktaları hedef alınıyor. Uzmanlar, binaların bu şekilde yok edilmesinin, bölge halkının gelecekte evlerine geri dönme ihtimalini fiziksel olarak engellemeye yönelik bilinçli bir süreç olduğunu ifade ediyor.

